
Zaman / Şehr-i Gül
4/7/2008 · Kategori: Yasamdan-yazilar
![]()
bir takvim yaprağını koparırken neler gidiyormuş hiç düşündünüz mü?
eliniz takvime degene kadar neler bitiyormuş...
bir ömür gidiyormuş meger .. ve ömrün içinde saklı olan hüzünler mutluluklar sevgıler bitiyormuş
her yaprak bir virgül koyuyormuş meger , her virgül yenı bir başlangıçla şaşırtıyormuş meger ...
yavaş yavaş alıyormuş bızı zamandan ve yavaş yavaş götürüyormuş zaman ötesine
ALLAHım nasılda geçıyormuş zaman ...
denmezmıydı boşa gecen zamanlar için zaman öldürüyorum !! bilmezmıydık sankı bız zaman değilde zaman bizi öldürüyor...
zaman salisede saklı saliseler zamanda , ınsan kişilıgınde , kişiligi benlıgınde saklı..
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

Vuslat/Yahya Kemal Beyatlı
4/7/2008 · Kategori: Ustatlardan siirler
VUSLAT
Bir uykuyu cânanla berâber uyuyanlar,
Ömrün bütün ikbâlini vuslatta duyanlar,
Bir hazzı tükenmez gece sanmakla zamânı,
Görmezler ufuklarda, şafak soktuğu ânı...
Gördükleri rü'yâ ezelî bahçedir aşka;
Her mevsimi bir yaz ve esen rüzgârı başka.
Bülbülden o eğlencede feryâd işitilmez;
Gül solmayı; mehtâb, azalıp gitmeyi bilmez...
Gök kubbesi her lâhza, bütün gözlere mâvi...
Zenginler o cennette fakirlerle müsâvi;
Sevdâları hulyâlı havuzlarda serinler,
Sonsuz gibi, bir fıskıye âhengini dinler.
Bir rûh, o derin bahçede bir def'a yaşarsa
Boynunda onun kolları, koynunda o varsa,
Dalmışsa, onun saçlarının râyihasıyle,
Sevmekteki efsûnu duyar her nefesiyle;
Yıldızları boydan boya doğmuş gibi, varlık,
Bir mû'cize hâlinde o gözlerdendir artık.
Kanmaz, en uzun bûseye, öptükçe susuzdur,
Zirâ, susatan zevk, o dudaklardaki tuzdur.
İnsan ne yaratmışsa yaratmıştır o tuzdan,
Bir sır gibidir azcok ilâh olduğumuzdan.
Onlar ki bu güller tutuşan bahçededirler.
Bir gün nereden hangi tesâdüfle gelirler?
Aşk, onları sevkettigi günlerde, kaderden
Rüzgâr gibi bir şevk alır, oldukları yerden.
Geldikleri yol, Ömrün ışıktan yoludur o!
Âlemde bir akşam ne semâvi koşudur o!
Dört atlı o gerdûne, gelirken dolu dizgin,
Sevmiş iki rûh ufku görürler daha engin,
Simâları her lahza parıldar bu zafirle;
Gök her tarafından, donanır meş'alelerle!
Bir uykuyu cânanla berâber uyuyanlar,
Varlıkta bütün zevki o cennette duyanlar
Dünyayı unutmuş bulunurken o sularda,
- Zâlim saat ihmâl edilen vakti çalar da-
Bir ân uyanırlarsa lezîz uykularından,
Baştan başa, her yer kesilir kapkara, zindan...
Bir fâciadır böyle bir âlemde uyanmak...
Günden güne, hicranla bunalmış gibi, yanmak...
Ey talih! Ölümden ne beterdir bu karanlık!
Ey Aşk! O gönüller sana mâl oldular artık!
Ey vuslat! O âşıkları efsûnuna râm et!
Ey tatlı ve ulvî gece! Yıllarca devâm et!
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

Gece'ye dair
3/7/2008 · Kategori: DIN

Regaib Nedir?
Regâib, arapça bir kelimedir ve “reğa-be” kökünden gelmektedir. “Reğa-be”, kelime olarak, herhangi bir şeyi istemek, arzulamak, ona karşı meyletmek ve onu elde etmek için çaba sarf etmek demektir. “Reğîb” kelimesi ise, “reğabe”‘den türemiş olan bir isimdir ve kendisine rağbet edilen, arzulanan, taleb edilen şey demektir. Müennesi, “reğîbe”dir. “Reğîbe”nin çoğulu da “reğâib” dir. Kelime olarak “Regâib”in aslı budur.
Receb Ayı ve Regaib Gecesi ile İlgili Hadis-i Şerifler:
* İbn-i Abbas -radiyallahu anh- Hazretleri: “Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Recep ayında bazen o kadar çok oruç tutardı ki, biz O’nu hiç iftar etmeyecek zannederdik. Bazen de o kadar çok iftar ederdi ki, biz O’nu hiç oruç tutmayacak zannederdik.? buyurmuştur. (Müslim)
*Receb büyük bir aydır. Allah bu ayda hasenatı kat kat eder. Receb ayında bir gün oruç tutana, bir yıl oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur. 7 gün oruç tutana, Cehennem kapıları kapanır. 8 gün oruç tutana Cennetin 8 kapısı açılır. On gün oruç tutana, Allah istediğini verir. 15 gün oruç tutana, bir münadi, “Geçmiş günahların affoldu”? der. Receb ayında Allahü teâlâ Nuh aleyhisselamı gemiye bindirdi ve o da, Receb ayını oruçlu geçirdi. Yanındakilere de oruç tutmalarını emretti. [Taberânî>
*Kim Receb ayında, takva üzere bir gün oruç tutarsa, oruç tutulan günler dile gelip “Ya Rabbi onu mağfiret et”? derler. [Ebû Muhammed>
*Hz. Aişe ( r.a ) validemiz, “Resûlullah, pazartesi ve perşembe günleri oruç tutmaya çok önem verirdi.” buyuruyor. Çünkü Hadis-i Şerifte, “Ameller Allahü teâlâya pazartesi ve perşembe günleri arz edilir. Ben de amelimin oruçlu iken arz edilmesini istiyorum.” buyururdu. (Tirmizî)
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

üzgünüm...
3/7/2008 ·
Evet üzgünüm zira nerde hata oluyorsa şablonlarımda sorun çıkıyor...
Bu yüzden şimdilik bununla idare etmeye karar verdim...
İster istemez canı sıkılıyor kişinin..yıllardır çalışan sistem bir anda bozuluyor..
Gelde sinir olmaz..
Neyse bu şablonda güzel...sorun ne çözemedim zira bunada ekleme yapamıyorum...
Dualarınızı esirgemeyin inşallah...
Sevgilerimle,
Elam Mnelam
Yorum (2) Yorum yaz!

Ferah rüzgarlar
27/6/2008 · Kategori: Yasamdan-yazilar

Esintiler var yine uçuşan,beni saran...
Düşünceler var içimle özlemle korlanan...
Eskiye kısa bir dönüş yaptım.Ve çok sevdiğim bir şiiri koydum dinletiyede...Ekleme olmayacak sadece şekil değiştirim bir süreliğine...Bitenler bitti ve özlem duyuyorum eskiye...
Hey gidi günle daha dün küçücük çömezdim bugün elimden herşey geliyor ama vermiyor o zamanın zevkini...Bir şeyi ilk başardıgındaki mutlulugu vermiyor hiçbirşey..
İlk namaz ilk dua ilk anlayış inanmayı...ilk harf ilk yazı ilk kelime...
İlk bakış ilk görüş ilk aşk...
İlkler dolduruyor beynimi iliklerime kadar...
Mutluyum bugune geldim ama özlüyorum geçmişimi...Küçüklüğümü...Zira o zamanlar dünya bu kadar büyük değildi..uğraşlarım uğraştırmazdı beni...yaşam zorlamazdı...
şimdi uzaktayım küçüklüğümden annemden yuvamdan...
ayrıyım dostlarımdan..ayrıyım sevdiklerimden...ayrılık ilmeklemiş ömrümü kördüğümüm çözemiyorum...yardım ellerini red ediyorum...
neden bilmiyorum hep birisiyle olsamda kendimde kalmayı seviyorum...şu anda böyleyim özlem var birileri olmalı yanımda yada ben gitmeliyim..öylede yapacagım...
zaman ilerlerken adımlarım hep yavaşlıyor...herşey sessiz sinema tadında...siyah beyaz rengine kavusmayı bekliyor...Beklemekle geçmiyormu ömür...okulunu beklersin sonucunu beklersin askeri beklersin yolcusunu beklersin bebeğini beklersin....
beklemek umut oldugu sürece...umudu dahi bekler olduk iklimlerimizde...
kendine iyi bak diyor ya şiirde...
İyi bakılacak bir kendinizin olması dileğiyle...
Öylesine bir iç dökümüydü işte...
Özlemişim yazmayı zira bir süredir tutukluydu yüreğim ellerimde...
Sevgilerimle..
Elam Mnelam
26 haziran 2008
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

Dareyn -2.sayı
11/6/2008 · Kategori: Kendi Calismalarim
Resme tıklayıp girebilirsiniz..
yada işte linkimiz...
http://dareyndergisi.blogcu.com
"Düşerken damlalar yere
Sıçratırlar suyu gözlerden göğe...
Anlatırlar ayrılışlarını ,
Son kez bakışırlar sevgiliye..."
2. Sayıya böyle bir başlıkla başladık...
Ya da şiirle...
Sevgili DAREYN okuyucuları...
Bu ay ki konumuz ayrılık üzerine.Ayrı düşülenler üzerine.
devamı için HATIRAT başlığına gidiniz.
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

Tükeniyorum Rabbim
3/6/2008 · Kategori: DIN
![]()
Tükeniyorum Rabbim! Yalnız kaldığımı düşünüp, varlığının her an, her noktada tezâhür ettiğini,
beni devamlı koruyup gözettiğini, gönlümden geçenlere dahî cevap verdiğini unuttuğum zaman,
Rabbim demeyi unuttuğum an tükeniyorum!
Diriliyorum Rabbim! Sana yaslandığım, Sana güvendiğim, Seninle başlayıp, Seninle devam ettiğim,
tüm işlerimi Sana havâle ettiğim an!
Ne güzel Dostsun dediğim zaman diriliyorum.
Tükeniyorum Rabbim! Tüm sevdiklerimden; anne-babamdan, cânandan,
ten kafesindeki cândan daha yakın olduğunu bilerek, ellerimi Sana açmayı,
Senden netice, Senden çâre beklemeyi unuttuğum zaman!
Bu dertler neden bana? dediğim an tükeniyorum.
Diriliyorum Rabbim! Havayı soluyup Seninle dolduğum, gözümü açtığımda Seni bulduğum,
en sağlıklı irtibatı Seninle kurduğum, tüm dünya bana küsse de Senin dostluğunu ümid ettiğim an!
Kahrın da hoş , lütfun da hoş dediğim zaman diriliyorum.
Tükeniyorum Rabbim! Hayat enkâzı altında kaldığımda, çekiç misâli zaman beynime vurduğunda...
Hayal, ideal diye, küçük hedefler peşinde koştuğumda...
Dünya meşgalesine dalıp, bir cenneti, bir azabı, bir de ölümü unuttuğumda...
Beni affet demeyi azalttığımda tükeniyorum.
Diriliyorum Rabbim! Yandığımda Seninle söndüğüm, Seni hatırlayıp rûhumu güldürdüğüm,
O sırlı gücünden kuvvet aldığım, Seninle yürüdüğüm, dua ederek Seninle konuştuğumda...
İçimdeki tüm ırmaklar sana kavuştuğunda... Ruhum kitabın ve secdenle buluştuğunda
Ya Rab, bırakma ellerimi dediğimde diriliyorum. Yeniden cânlanıyor, cânıma cân katıyorum!
Cânımda Seni buluyorum! Seninle huzur doluyorum!
Dirilişlerim, dostluğunun tercümesidir. Seni yâr bilişimin, yoluna serdâr oluşumun,
sözlerinle hemhâl oluşumun işâretidir. Dirilişlerim, sana açılan tüm kapıların anahtarıdır...
O kapılar önünde gösterebileceğim en güzel beraattır. Dirilişlerim, tüm yangınlardan firar edişim,
sonu olmayan bir tebessümdür! Ruhumun ebedî dosta, yegâne vuslata ilerleyişidir.
La ilâhe illallâh, Senden başka yok ilâh diyerek, kendimi Sana emânet edişimdir.
Durdur tükenişimi. Kabul buyur dostluğuna. Dirilt beni Rabbim!..
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

Seviyorum rabbim seni
3/6/2008 · Kategori: Ustatlardan siirler
Seviyorum Rabbim seni
Senin sevgin, pek tatlıymış
Seviyorum Rabbim seni
Ne varlığa sevinirim
Ne yokluğa yerinirim
Aşkın ile zevklenirim
Seviyorum Rabbim seni
Emrettin ibadetleri
Övdün iyi hasletleri
Verdin sonsuz nimetleri
Seviyorum Rabbim seni
Ne nankörsün ahmak nefsim
Zevki için, bana kıydın
Ben hakiki zevki buldum
Seviyorum Rabbim seni
İbadetlere yapışmak
Dünya için de çalışmak,
Maksadım sana kavuşmak
Seviyorum Rabbim seni
Sevmek lâfla olmaz Hilmi
Rabbin, çalışınız dedi
Hâlinden de anlaşılsın;
Seviyorum Rabbim seni
İslam düşmanları nice
Çatıyor dine sinsice
Çalış sen de gündüz gece
Seviyorum Rabbim seni
Âşık tembel oturur mu?
Maşuka toz kondurur mu?
Düşmanı sustur da, söyle:
Seviyorum Rabbim seni
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!
« Önceki :: Sonraki »



