Çiçeği burnunda öğretmen...

2011-09-24 12:51:00
Çiçeği burnunda öğretmen... |  görsel 1

Yeni eğitim - öğretim yılı başladı geçen hafta. Ve bende yepyeni bir öğretmen olarak başladım eğitim hayatına. Kim derdi ki bir gün sen öğretmen olacaksın. Olmaz derdim bir zamanlar. Hadi canım derdim.

Hadi madi, olmaz molmaz derken bir baktım öğretmen olmuşum... Öğrencilerime nasihat ediyor, yeri geldiğinde uyarıyor, gel bakalım tahtaya diye kaldırıyor olmuşum... Şaka gibi..

Onlara öğretmen penceresinden bakmak çok değişik. Yeni olduğum için fazla mı idealistim nedir, illa ki uğraşıyorum anlasınlar anlattığımı diye... Diğer öğretmenlerin hepsi bıkmış yılmış. Ben öyle olmak istemiyorum, olacağımıda düşünmüyorum... Ama onları böyle görmek kötü hissettiriyor. Çok şükür ki bana rehberlik eden öğretmen arkadaşım hiçte öyle birisi değil. Allah razı olsun ondan. Her konuda yardımıma koşuyor. Yabancılık hissetmiyorum aralarında.

İlk sınıfa girdiğimde resmen dizlerim titredi heyecandan... Nasıl yapacağım, nasıl konuşacağım, ne edeceğim korkularıyla başladığım derse, beş dakika sonra sanki yıllardır bu işi yapıyormuşcasına rahatça devam edebildim. 40 dk nasıl geçti anlamadım. Haftada 30 saat derse giriyorum. Okul ortamında olmak çok farklı...

Eğitimci olmak çok farklı... 9. sınıflar bambaşka bir alem, 10. sınıflar okula gelmek istemiyor. 11. sınıflar hayattan bezmiş. 12. sınıflar sınav derdine düşmeye meyilli... Gülümsüyorum hepsine... Ah hayat diye geçiyor aklımdan...

Her sınıfımda farklı maceralar karışıyor ömrüme. Öğrencilerim nasılsa bende onlara göre şekilleniyorum. Bir haft içinde o kadar çok kişiyi gördüm ki...

En güzel yanı; sokakta görükleri zaman "hocam günaydın, iyi dersler , iyi akşamlar..." deyişleri.. Bazen derste tam yorulduğum anda söyledikleri bir şeyle yorgunluğumun gidişi...

Öğretmenlik en rahat meslek diyenlere sesleniyorum. RÜYA GÖRÜYORSUNUZ! Rahatlık ne kelime, o kadar çok sıkıntısı var ki... Bir sürü kişi size bir şeyler yapmanızı söylüyor. Yok yıllık plan yok 12 ve 11 dil sınıf müfredatı farklı olacak. Resmi işler. Hata yaparsanız size olan olur.. Hepsini geçtim öğrenciler.. Bir sınıfı idare etmek ZOR. İnsanlar şimdi tek çocuğunu idare etmeye zorlanırken öğretmenler aynı anda 20-30-40 çocuğu idare etmeye çalışıyor.  Hani tatili bol diyorlar ya... Anladım ki o tatil azmış bile...

Sesi kullanmak o kadar yorucuki... Üstelik öğretmenin sadece aklı değil, bedenide çalışıyor anlatırken. Ayakta... Zor... Bileydim zamanında öğretmenlerime karşı olan düşüncelerim değişirdi... Neye neden kızdıklarını anlardım herhalde...

Her şeye rağmen, öğretmenlik söylendiği kadar kutsal bir meslekmiş... Güzel meslekmiş... Öğretmen olmayı seveceğimi sanmazdım. Yanılmışım. İnsanoğlu yanılabilirmiş... Hayat yine de güzelmiş...

Yukarıdaki çiçeği burnunda öğretmen olan bana hayırlı olsun hediyesi... Çok mutlu oldum. Kendisine çok çok çok teşekkür ediyorum bu ince düşüncesinden ötürü. Çok teşekkür ediyorum harika insan.

Saygı sevgi ve esenlikler efendim..

Elam E. Doğan

58
0
0
Yorum Yaz