Bugün okula geç kaldım

2010-05-10 11:38:00

Evet. Sabah uyandım saat 07:47... Benim etekler tutuştu tabi.öyle bir hızla hazırlandım ki; saat 07:50 de dışarıdaydım, 07:55 te ise durakta.. =) Bunların normal vakitleri yaklaşık yarım saati bulurdu. Neyse efendim  o 5 dakikada başıma gelen gelene. Yola cıktım.. Elimde telefon bir yandan saati kontrol ediyorum bir yandan da hızlı hızlı yürüyorum. Sonra hırlama sesleri duydum.Başımı telefondan bir kaldırdım... İki tane köpek... Bende köpeklerden çok korkarım. Bana saldıracak gibi durmuyorlardı ama belli olmaz. Onlardan kaçayım derken kenara kaydım, sokak dar kaydığım tarafta da bir tabela... Üçgen şeklinde olur ya hani duvara monte edilmiş... Dönmemle beraber... Küütt.. Belimi yandan çarptım tabelaya. Sokakta boş çıkan ses yankı yaptı dedim tabela düştü. Benim acımda cabası. Neyseki  o sesten dolayı köpekler uzaklaştı. Bunların hepsi bir kaç saniye içinde oldu. Sonra.. Otobüse yetişirim diye tekrar hızlandım. Vurdugum yerim henüz sıcak acımıyor tabi(İlk vuruş anındaki acı dışında)... Neyse otobüsü yakaladım. (Şükür.) Biraz gittik benim baş dönmeye, ağrımaya başladı. Meğer o anın korkusundan bişey olmadı sanmışım... Ama korku sıkıntı stres heyecan hepsi bir araya gelince , bir de tabelaya çarptık tabi... Benim bünye felç.. Ayakta duramadım çöktüm otobüsün kapısının önündeki merdivenlere. (Yer veren yok... İnsanlıkta öyle... ) Oturunca biraz kendime geldim. Bir yandan başıma masaj yapıyorum ama tık yok geçmiyor... Sonra bir döndüm yana doğru... Caaanım pardesüm yırtılmış... Muhtemelen tabelayla yakın temas halindeyken takıldı... Neyse yanımda iğne vardı tutturdum onu okula gelince... Ama başım hala ağrıyor. Kızlardan ağrı kesici buldum içtim. Ama dikkat kahvaltı etmeden ç... Devamı

Dareyn Dergisi 25. sayı yayında!

2010-05-07 22:52:00

Dareyn Dergisi / Aylık E-Dergi Her ayın 7'sinde Dareyn Dergisi 25.Sayıya girmek için TIKLAYIN! Dareyn Dergisi anasayfa! Kimde bir güzellik varsa, bilsin ki ödünçtür. (*) Sevgili Dareyn okuyucuları, Güzelliğe değiniyoruz bu sayımızda. Gören göze göre değişen, insanda farklı anlamlarla buluşan, her an büyük, her an küçük, her an dolu dolu. Bir garip olgu, bir garip kavram... Belkide bambaşka bir yaşam. Bambaşka bir dünya. Güzellik insanı iyiye, hoşluğa mutluluğa sürükleyen. Kimisi ruh güzelliğinde, kimisi yüz. Kimisi dil güzelliğinde, kimisi sus. Bir dil güzellik kendini anlatmada. Diğerleriyle anlaşmada. Öyleki bazen bir koz güzel olmak, güzel davranmak. Ve bazen bir kayıp güzelliğin cazibesiyle büyülenip kaybolmak. "Ben sana rehber değil, ancak yoldaş olabilirdim, fakat yolu ikimiz de bilmiyorduk ve birbirimize yük olmaktan, birbirimizi şaşırtmaktan başka birşey elimizden gelmiyordu." (**)diyor bir romanda... Gerçekten yoldaş bize güzellik. Kimi yolundan olurken onunla kimi biliyor doğru yola ulaşmayı yine onunla. Varlığıyla güzel, yokluğuyla güzel... Kendisini yalnızca kendi terimi ile anlatan mükemmellik. Etrafında dolaştık durduk güzelliğin, bizi kabul buyurmuş mu kapısından içeri inşallah sizlerle anlayacağız. En güzele emanet olmanız duası, ve daha nice güzelliklerde buluşmak üzere, SAADET-İ DAREYN içinde yollarımızın kesişmesi dileğiyle… Elam E. Doğan (*)Hz. Mevlana (**) İçimizdeki Şeytan / Sabahattin Ali ... Devamı

Aynadaki aksime -1

2010-05-05 11:59:00

Merhaba... Ya da nasılsın mı demeliyim. Bilmiyorum. Karmakarışık dünyanın en saf penceresinden bakarken dünyama... Nasıl bilebilirim zaten sana nasıl sesleneceğimi. Tıpkı çocuk masumluğu gibi bir sızlanmaysa yüreğindeki, nasıl kırabilirim ben dileğini... Ayağını yere vura vura istediğin hayatın bedeli, kolay mı? Geri ödemeli olmadığını söylememiş miydim senden alırken? Neden şimdi istiyorsun bunu benden.Üzgünüm veremem. Harcanan yılların içinde paslandı hayatın. Tek tek, parça parça... Bu yüzden soramıyorum belki de sana nasılsın sorusunu. Gözlerinde çakacak olan hüzün yıldırımlarına dayanamayacağı için ruhum. Dur ne olursun... Dur. Ağlamadan dinle bir kere beni. Ağlayamadığını biliyorum sessizliğin kucağına giremedikçe. İnsanlar, hayat, herkes, her şey üstüne gelirken,... Biliyorum kaçıp saklamak istediğini. Sert davrandığım içinde üzgünüm. Böyle değildim ben biliyorsun... Benden daha iyi biliyorsun hemde. En çok sen fark ettin değişimlerimi. Nasıl hayatının içinde kaybolduğumu... Duvarları yıka yıka sonunda korumasız bıraktığımı... Üzgünüm... Hep üzülecek bir şey buluyorum değil mi... Seni de üzüyorum. Aslında bazen unutuyorum senin ben olduğunu... Sokakta görsem tanımam hani o derece unutuyorum. Ne çok şey unutuyorum son zamanlarda. Yaşlanıyormuyum ne? Sende benimle birlikte... Beraber bitireceğimiz bir yolun iki kıyısında yürüyoruz. Ben sana bakıyorum sen bana. Aynı adımlar, aynı anda nefeş alış, aynı anda tekleyen bakışlar... Aynı gülümseme. Aynı hüzün. Seni gördükçe herşeyi çift kişilik yaşıyorum. Bakmak istemiyorum... Bir süre uzak duralım.. İnsan kendisinden nasıl uzak durabilecekse... Artık. Elam E. Doğan / Aynadaki Aksime -1 ... Devamı

Senin Yüzün Acıysa Yeryüzü de Acıdır

2010-05-01 01:32:00

  Sığınırım mihnetsiz, sesinin eşiğine Issız göğünde senin, titreyen ay olurum Ben üşürüm, zaman üşür, nerede örtün anne Sabrının sularında, kanatlı tay olurum Sığınırım mihnetsiz, sesinin eşiğine Ben üşürüm, zaman üşür, nerede örtün anne Mücrimim, mahşerimde, ölü kuşlar dolaşır Yankısız tenhalardan, alnıma karlar yağar Vaham çöl, çadırım yok, al götür beni anne Ruhumun sarnıcında, gözlerin ve sonbahar Mücrimim, mahşerimde, ölü kuşlar dolaşır Vaham çöl, çadırım yok, al götür beni anne Kırık dal uçlarından, sarkıyor şimdi hüzün Kefenimde gül açar, lif lif örülür âh’lar Meryem yüzlüsün anne, su’yu okşar gibisin Kubbeyi çökertecek, sırtımdaki gün/âhlar Kırık dal uçlarından, sarkıyor şimdi hüzün Meryem yüzlüsün anne, su’yu okşar gibisin Selviler sfenks olmuş, gün batımları heykel Bir yalancı aynayım, gölgem bükülmüş gibi Yıldızları sağarak, emzirsen beni anne Ümidim didiklenmiş, kalbim sökülmüş gibi Selviler sfenks olmuş, gün batımları heykel Yıldızları sağarak, emzirsen beni anne Dipsiz kuyulardayım, Nil’i, tutmuş Zeliyhâ Yusuf’un kokusu’nu, dengime alıp geldim Yüklü bulutlar anne, nereye taşır beni Yakup’un hasretini, yarama sarıp geldim Dipsiz kuyulardayım, Nil’i, tutmuş Zeliyhâ Yüklü bulutlar anne, nereye taşır beni Aşkımın uğrağından, taşlar düştü payıma Zulmün kara mızrağı, ciğerime saplandı Acımı göğe astım, gök kamburlaştı anne Makberimi kırdılar, Kudüs’te kanım aktı ... Devamı

Elveda Efkar...

2010-04-28 21:03:00

  elveda gözüm, elim, yüreğim, sesim *** ölümün adı umut mu sözümü unut gözbebeğim vazgeçtim kendimden al kalbim, hediyem olsun yüreğim Umut Filmi'nden... Devamı

Seni andım dün gece...

2010-04-26 14:47:00

Kutlu Doğum Programı'ndan bir kesit Yükleyen mnelam. Dün bir programa katıldım, kutlu doğumla alakalı... Yukarı da da ondan alıntıladığım bir kesit var. Öğrencilerin Hz. Vahşi'yi sahneledikleri tiyatrodan bir kesit. Öyle güzeldiler ki... İnsan kapılmadan edemiyor. Özellikle yukarıdaki kısım, yani Hz. Vahşi'nin  yalancı peygamberi öldürdükten sonra efendimize sesleniş anı sahneleniyor. İşte bu kısım beni nasıl desem dağıttı... Öyle güzel canlandırdı ki kardeşimiz... Maşallah diyorum. Güzel bir geceydi... Zaten O'nu anlatan her şey güzel değil mi? Dibine Not; Video telefon çekimi oldugundan görüntü kalitesi düşük bunun için özür diliyorum. ... Devamı

Bir kısa gün....

2010-04-25 00:19:00

İstanbul'a geleli daha 2 gün oldu ama evde geçirdiğim saatler o kadar azki... Üstüme bir gariplik çöktü... Bomboş hissediyorum kendimi. Sözde dinlendirecektim ruhumu... Kendimi bile dinleyemiyorum. Sanki derin bir uykudaydım da uyanmışım gibi. Her şey değişik bir ben aynı gibi...  Taksiden inip evimin önüne gelince derince çektim kokusunu içime. Hiç böyle hissetmemiştim. Böyle özlediğim olmamış meğerse hiç .. Burnumda tüttü dedikleri şey buymuş meğer... İçim kıpır kıpır oldu. Ama aynı zamanda hüzünlendim de... "Bugün sevgili Mehmet Hocamı ziyarete gittik ailecek... Ameliyat olmuş... Sizlerden onun için dua istiyorum. Mehmet hocam benim hayattaki dönüş köşelerimden biridir. Liseye başladığımda tanıştım kendisiyle... Yıllardır görüşmediğimiz halde tevafuken görüştük kendisi ile... Öyle güzel, öyle mübarek bir insan ki ondan bahsederken bile gözlerim doluyor. Canım hocam, gözünden ameliyat olmuş. Çok üzüldüm onu öyle yatar görünce. Acil şifa bulması için dua edin inşallah. Öyle yiğitlere ihtiyacımız çok, Allah uğruna her şeyini veren gözler, yürekler... Rabbim sınavlarında başarılı kılsın onları inşallah. Bizleri böyle güzel insanlarla karşılaştırsın inşallah. =(" Neyse bahsederek sizleri de sıkmayayım... Neler neler getirdim sizlere...Bahsetmiştim maket göstereceğim diye ...   Yukarıdaki maketleri bir ustamız yapmış, kendi ilgilenimim diyor, seviyormuş bu tarz işlerle uğraşmayı, ve yaklaşık 30 adet ev maketini belediyeye bağışlamış. Neler kullandığını sordum camları yapmak için filmleri kullanıyorum, perdeler için dantelleri, çatılar için oluklu kartonları....  Görüklerinizin... Devamı

Sanki...

2010-04-23 15:15:00

Sanki... Devamı

Sendin...

2010-04-19 13:08:00

Dinlediğiniz enstrumental Orhan Gencebay'ın bir şarkısı... Çok hoşuma gitti müziği... gittim sözlerine baktım... "Gökyüzünden pırıl pırıl, yıldız kaydı şu dünyama Karanlıklar aydınlandı, aşkı vurdu yollarıma Sendin;dünyama düşen o yıldız Sendin;hem gecesiz, hem sabahsız Sendin kaybolan o yıllarımda, her an aradıgım o günahsız..." Sözlü halini dinlemedim onuda belirtmek isterim... Dinleyince garip oluyor insanın içi... Hayallere dalası geliyor. Boş durmadım daldım.. =) Aşağıdaki resim... Bu evin benim için çok özel bir anısı var. Evin girişinin duvarında adım yazıyordu .. =)   Şaka bir yana seviyorum bu evi. Keşke hiç satılmasa da ben alsam diye geçirmedim değil içimden. Lakin "rüyalar gerçek olsa..." Biliyorum ki, ben burayı alabilecek güce gelene kadar burası tekrar harabe olacaktır.. =) Olsun ben zaten harabeyken sevmiştim. Fotoğraf çektirmeyi de ihmal etmedim elbette. Bu tarz evler şimdi şimdi restore edilmeye başlandı. Bir sonraki postumda size düzenlecenek olan yerlerin maketlerini göstereceğim inşallah. Mesela yine resimde bir maketini göreceksiniz.. =) Sınavdan çıkıpta geldim bloga... Sormayın batırdım sınavı. İnşallah çok fazla düşük olmaz. Yoksa finallerde elim ayağıma dolanacak demektir. Ama hak ettim çünkü çalışmadım tam anlamıyla...=) Ne yapayım hep çalış çalış, üstüste gelince kendimi toplayamıyorum. Misal şu anda feci ağrıyor başım. Eve gidip uyumak istiyorum.. =) Ama burada stres atmakta alıyor yorgunluğumu. (Baş ağrıma çare olmasa da... ) Çarşamba ve perşembe de sınavlarım var. Bu yüzden kısa(!) kesiyorum , sizleride daha fazla sıkmıyorum... =) Mutlu huzurlu günler, diliyor, bana dua yollamanızı umuyorum... Saygılar efendim. &nbs... Devamı

Vakitsiz bir sonbahara yakalandık...

2010-04-14 12:38:00

Beni yormayın, beni kırmayın. Anlamazsanız kalsın Hiç dokunmayın ! Efkan Şeşen ~ Vakitsiz bir sonbahara yakalandık Devamı

dumanlı dumanlı

2010-04-09 17:30:00

"Dumanlı dumanlı oy bizim eller Oturup ağlasam delidir derler"   Yine yeni yeniden, sınavlar... Sıra sıra dizilmiş sıkıntılar, Ne yöne dönse zaman, duvara vurur. "Ah" karışır acısına "keşke" nin. Akıllanmaz akıl, son ana kadar yorulur. Sınav öncesizede Elam, Pazartesi itibariyle 2 haftalık sınav dönemine giriyoruz.Birinden çıkıp öbürüne giriyorum.Mayısta açıköğretim sınavları gelecek tekrar. Tabi bu zamana kadar hat kursumda bitecek bir de onun çalışmaları var.  Dua dua dua... Allah yardımcımız olsun inşallah. Yaptıklarımız Allah katında hayr'a ulaşsın. Bana sabır dileyin, sizede bol sabırlı günler efendim. Hayırlı cumalar. İzlemek isterseniz; ... Devamı

Dareyn Dergisi Kutlu Doğum Özel Sayısı (24. Sayı)

2010-04-07 15:05:00

http://dareyndergisi.com DAREYN DERGİSİ KUTLU DOĞUM ÖZEL SAYISI (24. SAYI) *** Bismillâhirrahmanirrahîm. Ehamdülillahi Rabbil âlemîn. Vessalâtü vesselâmü âlâ seyyidinâ Muhammedin ve âlâ âlihi ve sahbihi ecmaîn. Bir selam ve salavat ile acıyoruz bu sayımızı, Sevgili Dareyn okuyucuları, Hz. Muahmmed Mustafa (Sav) hürmetine kabul olsun dualarımız, O'nun hürmetine Allah kabul buyursun bizlerin dileklerini. En sevdiğinin hürmetine sevdiği kullardan eylesin bizleri. Sevdiklerine sevdirsin, sevdiklerini sevdirsin. Sevdiği hallerle hallendirsin bizleri. devamı >>>   Dibine Not; Hamd olsun bu sayımızda bitti hayırlısı ile. Ve 2. yılımızı doldurduk. Rabbim daha nice yıllara ulaştırsın bizleri... Ve ulaştırsın bizilere gönülleri, bizleri gönüllere.... ... Devamı

Dün benim doğumgünümdü.. =)=)

2010-04-05 11:10:00

Bu yazıma hep bugün benim doğumgünüm diye başlardım önceki dönemlerde bu sefer kısmet bir sonraki güne oldu. Dün benim doğum günümdü... Bir yıl daha gitti ömrümden demessemde olmaz. Dedim bile.. =) Geçti gitti, bugün yeni yaşımın birinci gününü yaşıyorum. Yaşımın geçmesine üzülmedim bu zamanda dek, değişen bir şey olmadı yine, üzgün değilim. Her yaş bir başka güzel. Seviyorum her halimi. Büyüdükçe dostlar kazandıkça anlanlaşıyor aslında doğum günleri. İnsan ister istemez bekliyor bir kutlama.. =) Tabi o günün doğum gününüz olduğunun farkındaysanız. Taki sevdikleriniz 00:00 da hatırlatana dek.. =) İlk mesaj diğer yarımdan geldi, ikinci mesaj dostumdan geldi... Sonra Sevgili Ebru ablam, kendisi yağmurzerresi olur mesaj attı.. =) cennet kokumdanda beklemiştim ama ertesine güne geldi onunkiside.. Sonra normal çevremdekilerden geldi... Ev arkadaşlarım süpriz yaptı...  Güzeldi. Ama düşünüyorumd a sevdiklerim kutlayınca yetiyormuş meğer. Sabahın nurunda arayan annemgiller... Edilen dualar... =) Sevgili sınav sistemi bile sınav koyarak süpriz yaptı bana.. =) ( Çaktırmayın geç kaldım sınava, sınav demişken ilahiyat vizelerini verdim bu hafta sonu.. sonucları çok merak ediyorum.. =) Orta halliydi sınavlar. ama kolaydı orası aşikar.) İnsan olmak, kul olmak, büyümek, tecrübe edinmek... Acısıyla tatlısıyla yaşamak çok güzel be arkadaşlar... Hamd olsun ki doğmuşuz değil mi? =) Sevgilerimle, Doğum günün ertesi günü çocuğu... ... Devamı

İstediğim haktır benim

2010-04-02 20:30:00

Gece gündüz döne döne İstediğim haktır benim Allah deyip yana yana İstediğim haktır benim Yoluna terkedip canı Akıtıp gözümden kanı Ah eyleyip dünü günü İstediğim haktır benim Münkirler aşk halin bilmez Münafıklar yola gelmez Ağlar bu gözlerim gülmez İstediğim haktır benim Kor olayım kül olayım Taşkın akan sel olayım Çineneyim yol olayım İstediğim haktır benim. (İlahiyi dinleyiniz inşallah) Dün kısmet oldu Hz. Rabia filmine denk geldim. Ve izlediğimden beri ... Aşk. Ne güzel işlenmiş onun yüreğinde. İçim cız ediyor dün geceden beri. İstediğim haktır benim cümlesini sarfetmenin ne oldugunu anlıyor insan. Hele bir de kadın olunca bunu yansıtan. Aynı cinsten olduğumuzdan mı nedir daha bir cız etti içim. Ve bir de Hasan Basri... Öyle seviyor ki Rabia'yı, o duasına ulaşsın diye sevdasını gömüyor içine. Böylesi bir seven var mı? Yok.. Görmedim ben... Rabia Allah aşkına gömmüş yüreğini. Onun için her bir dileği. Hasan Basri , "Ben Allah aşkını biliyorum, sen Allah Aşkıyla yanıyorsun Rabia." diye sesleniyor... İki sevdalı yürek... Ve gün geliyor Rabia dileğine kavuşuyor, HAsan Basri'nin yardımı ile. Ve yine söylüyor Hasan BAsri'ye, senin dileğin belki O'na kavuştuktan sonra gerçekleşek sabret... Düşünüyorum... Ben neresindeyim bu sevdanın... Benim yüreğim neresinde Hakkı istemenin. Hakka varan yolun başındamı ortasında mı.. Yok sa hiç görmemiş mi... Düşünüyorum... Zaman geçip gidiyor, günlerim şaşıyor ... Farkında olamadığım bir farkındalıkla mahkum ediliyorum hayata. Devam etmek zorundasın diyor birileri. Devam etmek görevin. Düşünüyorum... ... Devamı

Üst solunum yollarımda pusu.

2010-03-29 10:52:00

  Ben geldim... Ama hasta ve yaşlı bir kızceğiz olaraktan hepinize sağlıklı günler diliyorum öncelikle... Son post'umda söylemiştim ki savaşıyorum hastalıkla ama kaybedecek gibiyim diye... Evet tahminlerim doğru çıktı. O gün eve gittim, bir yattım pir yattım... 3 gündür yatak döşek yatıyordum... Ama hamd olsun en zor kısmı geçti gitti. İlaçlarım vardı , onlar var diye gitmedim doktora, hafta sonu bitince kaldım öyle ortalarda.. Neyseki doğal yöntemler hala yanımızda... Başlıktanda anlaşılacağı üzere, hain virüsler üst solunum yollarımda pusu kurdular. İlaçların etkisi geçtiği anda dizlerime dizlerime vurdular.Vurdukça vurdular... Kaldıramadı bünyem. Oysa bildiğiniz hastalık işte. Rabbim kimseye vermesin, daha beterinden korusun inşallah. Boğazımı yumuşatmak için devamlı ballı süt içip durdum. Ihlamur, nane limon, zencefil çayı... Meyve pompalaması.... Ah keşke hasta olmadan önce yapsakta önlemimizi alsak... Yanarım yanarım da hafta sonunda ders çalışmadığıma yanarım... 23 Nisanda dediğim sınavlar alındı 12 nisana... Ben yine kalakaldım ortalarda... Geç haberimiz olunca .... daha okula geleli 3 hafta oldu... Neyse daha 2  hafta var. Allah büyüktür.. (malum pazartesi, gelmeyecektim okula ama 2 hafta kaldı, cesaret edemedim. tuttum kulağımdan getirdim kendimi okula. Havada yağmurlu...) Hastalık ders vs. bir yana... İnsan böyle ikn sevdiklerini arıyor yanında. Şöyle bir sıcak çorba yapan olsun, gelsin ateşinize baksın... kötüleşince kucağına sarıp sizi yatıştırsın... İnsan en çok böyle anlarda özlüyor... En küçük imalar, sözler bin kat yankıyla çarpıp sizi üzüyor. Vücut dengesinin zayıflaştığı gibi , ruh dengeside zayıflaşıyor. duygusallaşıyor.(Anacığımı &c... Devamı