kimsesiz...

2006-10-28 13:53:00

Kimsesiz hiç kimse yokKimsenin var kimsesiKimsesiz kaldımYetiş ey kimsesizler kimsesi Devamı

cocuklarda emekli midir?

2006-10-28 13:12:00

elinde beyaz balonu;üzerinde araba resimleri olan kırmızı eşofmanı ile minicik eli babasının avucunda yuruyordu kucuk cocuk.merakla sordu babasına duydugunu konusmalardan birinde gecen bir konuyu:-baba!cocuklar emekli midir?babsı gulumsedi:-bu da nerden cıktı şimdi?ccouk devam etti-dayım emekli;hiç bir sey yapmıyor ama para alıyor..cocuklarda öyle.yiyor içiyor para alıyor..baba tebessumle baktı minik ogluna nasıl meraklı cocuktu.cevap bekliyordu.-hayır oglum ikisi aynı sey degil..cocuklar emekli degildirler.minik yeni bir soru heyecanıyla baktı ababsına.sorusuna yeni bir cevap bulma umuduyla..bu muydu ümit? bu sırada elindeki balonun muzip ipi kayıverdi birden ve minik, soruyu unutup balonun gidisine bakakaldı..beyaz balonu ,güvercin edsaıyla havalanıyordu..babası yenisini alırız üzülme diyordu.ama minik hafiften bugulu gözlerle bakıyordu balonuna.belkide balonubabasının anlattıgı gibi yıldızlardan ona göz kırpan annesine gidiyordu.umutla izledi minik cocuk balonun kayboluşunu...onun annesine sevgisini,öpücüklerini göturmesi umuduyla...umut buydu belkide!! sonra babasına döndu ve gulumsedi.babasının " merak etme yenisini alırız" diyisine karsılık ;-ama bana bir tane daha alırsak belki digercocuklara kalmayacak . dedi babasına.ve belki onların balonlarıda annelerine ulasamayacak diye dusundu minik cocuk.babasının elini sıktı ve önune döndu. eli kırmızı esofmanındaki arabalara takıldı ..ne guzel renkleri vardı..hele ısıkları cok güzeldi.bir gun onunda böyle bir arabasıolacaktı ve artık babası parka giderken yurumek zorunda kalmayacaktı.onu arabasıyla getirecekti en cok sevdigi parka.hafiften sardı elini gögsune,esofmanını severcesine..umutla baktı kırmızı rengine.ve sımsıkı sıktı babasının elini..umutla hep onunla olacagını umit ederekten.ümit bu muydu?ümitlenmek bu muydu acaba? babası kucuk oglunu izliyordu.annesinin eksikligini hissettirmemek istercesine oglunun elini sıkısına karsılık verdi.nasıl duyarlı bir cocuktu.onu ne kadar cok seviyordu.umutla baktı oglun... Devamı

seccadeler rampalardır...

2006-10-28 13:01:00

Kulu Allaha götüren pek çok yol vardır. Aynı bir ağacın dalları gibi, sonunda hepsi aynı gövdeden semaya uzanır. Yolların en güzeli, müminin sürekli vecd halinde olmasıdır ki bunu sağlayanlardan biri de namazdır. Hadislerde, namaz için Müminin miracı buyurulmuştur. Lakin bu yükselme açık gökyüzünde değil, maneviyat ve kulluk boyutunda uçmak ve Allahu Teala ın rızasını kazanmaktır. Bu yükselme; Allahın huzurunda olduğunu idrakle, gönlünü, düşüncelerini, bütün uzuvlarını Ona yöneltmendir. Mirac; seccadede başlar, Allah-u Ekber denildiği anda , tüm istekler, arzular, her türlü dünyasal duygular geriye atılmış, vücut tüm unsurları ile Ona doğrulmuştur. Kişi artık Allahın huzurundadır, mecazi ifadeyle Onun kapısını çalmaktadır.. ve kapı açılmış, Buyur ya Kulum denilmiştir. Ve kul o durumda, yaşadığı hiçbir dönemde hiç kimsenin karşısında durmadığı bir ifadeyle boyun eğer rükua varır.Ey güzeller güzeli sevgili senden ayrıldığımdan beri, inler durur tüm zerrem..Ey sevgisinden tüm kainatı yaradan Allahım; senin önünde talebimi söylemeye bile takatım yok, senin huzurunda söz bana değil, senin fermanına düşer. Ey Allahım; izzet olarak senin kulun olmak bana yeterTüm zerreleri titrer, duyduğu huzur onun aldığı cevaptır..Secdeye varır..bu şükrandır, bu razı olmaktır, bu kulluğunu en son şekilde ifade etmektir. Ey Sevgili; senin huzurunda ben küçücük bir noktayım..fermanım senin elinde, hayatım, ölümüm, vefam senin elinde, sen ki her şeyi hakkıyla bilensin, sen ki huzuruna geleni çevirmeyecek kadar Rahman ve Rahimsin, her şeyin sahibi sensin, tüm zerrelerimle diyorum ki, senden başka tapılacak yoktur. Azamet sahibi sensin, ben sadece yarattığınım, sana muhtaç olanım.Bilir ki, gücü veren Odur..bilir ki aranılan her ne ise Onda aranır, O ihsan ederse, her şey O anda bulunur."Sen kendini küçük bir varlık mı sanırsın? Oysa sende büyük bir âlem gizlidir."der Alemlerin Rabbi..Başını kaldırır..öylece oturur..kendisine söyleneni alır ve ; Rabbiyle miracında kendisine verilenlere şükr... Devamı

kır cicekleri

2006-10-28 12:46:00

kır cicekleri elin elimde, yuregin bendeguzelligi sevginin kır ciceklerindeadımlarımızı atarken hayataumutlarımız heybemizdetohumları filizlenmiş yeni yenibuyumek,serpilmek için hevestesahit doga sahit gunes sahit kır ciceklerisahit sevgiyi bilmeyenler sevgi nasıl gösterilmeli..bir gülüs,bir bakısdokunus hissedis..yalnız oldugunda bile terkedilmişligi terkediş.elam Devamı

Hümeyra

2006-10-27 15:31:00

Hümeyra kına yakmasaydı annen saçını yolarak taramasaydı dağı kızdıran sen değilsin, biliyorum şimdi kül olan saçların dağınık kalsaydı Koş Hümeyra koş suyu seyret şöyle uzaktan son bir kez daha bak şöyle uzaktan minnacık ellerini aç, gerdir bileklerini serçekuş yüreğini bir an sıkıca tut sonra, savur göğe kocaman dileklerini Ölürken gözlerini görmemeliydim Hümeyra yalvaran, suçlayan vuran ben her saniye öldüm sense ateşin koynunda, yaşıyorsun hala şu iki azap meleği gibi duran gözlerini çek üstümden Yaşayacaktın, hayatı görecektin görecektin denizi görecektin gemiyi binecektin hüzne el sallayacaktın soluk soluğa savuşturmağa gelen seni Başkalarının işlediği günahın cezasını çekiyorsun Hümeyra madem sefihlerle aynı gemiyi paylaşıyorsun dur, deli çocuk, çırpınma boşuna yere geciyorsun yalvarışın o yüzden çarpıp geri dönüyor göğün duvarına o yüzden gelmiyor melekler yanına Mustafa İslamoğlu   Devamı

SANA ONLARI ADAYACAĞIM

2006-10-27 15:29:00

SANA ONLARI ADAYACAĞIMSana onları adayacağım ekmeğime katık, aşımın ateşi acılarımla başbaşa kalmak istiyorum yalnız onlar anlıyorlar beni ve yalnız onları dinliyorum hayatıma girdin madem andacım ol hatıramı yaşat ne beni anladığını söyleyen ne de yüreğimin gedikli konuğu alsın sen al acı senin olayım beni sen kuşat madem ki ayrılığa hüküm giymiş bu yürek artık ölmek için yaşamak gerek hayatımın gözelerinden damıttığım bu şiiri bin kez ölerek sana adamamı bekleme benden gün gelir tütmez olursa ocağım acılar var bende duvağı açılmamış bekle, sana onları adayacağım. Mustafa İslamoğlu Devamı

özgürlugun resmi

2006-10-27 14:39:00

  Babası İspanya'nın en ağır siyasi cezalarının verildiği bir hapisanede mahkumdu küçük kızın. Fırsat bulduğu her haftasonu babasını ziyaret için annesiyle birlikte hapisaneye giderdi.Yine bir ziyarete giderken babası için çizdiği resmi yanında götürdü ancak hapisane kurallarına göre özgürlügü çağrıştıran her türlü şeyin mahkumlara verilmesi yasaktı. Bu sebeple kagıda çizdiği kuş resmini kabul etmemişler ve oracıkta yırtmışlardı... Çok üzülmüştü küçük kız...Babasına söyledi bunu,o da "üzülme kızım, yine çizersin;bu sefer çizdiklerine dikkat edersin olur mu?"dedi. Küçük kız diğer ziyaretinde babasına yeni bir resim çizip götürdü. Bu sefer kuş yerine bir ağaç ve üzerine siyah minik benekler çizmişti. Babası keyifle resme baktı ve sordu: "Hmmm!Ne güzel bir ağaç bu!Üzerindeki benekler ne? Portakal mı? Küçük kız babasına eğilerek, sessizce:"Hşşşşt! O benekler ağacın içinde saklanan kuşların gözleri!....." Devamı

MEVLANA`DA ASK

2006-10-27 14:22:00

MEVLANA`DA ASK Mevlana derki: Ask geldi, damarimda, derimde kankesildi: beni kendimden aldi, sevgiliyle doldurdu.Bedenimin her yanini sevgili kapladi. Benden kalan yalniz bir ad, ondan otesi hep o...Ugrunda bir omur bagislanan,yanip yakilan bu essiz sevgili Allah`tir. Allaha karsi asiri sevginin kemale erisi, asigin askta yok olusudur. Gercek ilhama mazhar  olmus, gercek yoklugu zevk edinmislerin en buyuk arzusu "ilahi-vuslattir". Mevlana bu yolun coskun asigidir, asktan dogmus, askla yogrulmustur." Bizim peygamberimizin yolu ask yoludur, biz ask cocuklariyiz;ask bizim anamizdir" der ve diriligin hakiki askta yok olmakla mumkun olabilecegini soyler; " Asksiz olmaki olu olmayasin,askta olki diri kalasin" Mevlananin aski, omrunun 3 merhalesinde olgunlasmis,bir omur bu ugurda harcanmistir. Mevlana bunu soyle dile getirir "hamdim, pistim, yandim". Mevlanaya gore gercek asiga asktan baskasi haramdir. " Aslolan sevmektir, insanin mayasinda bu duyguyu aritmali, ayiklamalidir.Bedenimiz bir kovan gibidir bu kovanin bali ve mumuda ilahi ASKTIR" Mevlananin siirlerindeki bag, gul ve bulbul, hepside birer semboldur, asil maksat Allah`tir. Mevlana derki:" Basimi koydugum heryerde secde ettigim O`dur.Alti yonde ve alti cihet disinda Mabud O`dur. Bag, gul,sema ve sevgili...Hepsi bahane, maksat daima O`dur.Iste Mevlanadaki ask ve sevgili...Cunku o herkesi seviyor, herkesi kabul ediyordu. Onca insanlar cesetve kalip itibariyle cok, fakat maya ve ruh bakimindan tekti.Bir rubaisinde: " GEL, GEL,YINE GEL, YINE GEL...HER KIM OLURSAN OL,YINE GEL...ISTER KAFIR OL ISTER MECUSI, ISTERPUTPEREST. ISTER YUZ KERE BOZMUS OL TOVBENI..." diyor ve ilave ediyordu"UMUTSUZLUK KAPISI DEGIL BU KAPI.NASILSAN OYLE GEL.. "Butun bir insanligi cagiriyor, aydinlik, nurlu kapisinda, onlara gercek yolu, Hak yolu gosteriyordu.Bu cagriya uyanlar, onun etrafinda kumelesiyor, hidayet yolunu seciyorlardi(bilgini, cahili,fakiri, zengini vs)Bu ilahi bir cagriydi- Konya gonuller yurdu, asIklar kabesi ... Devamı

ay ısıgı

2006-10-26 21:43:00

gökyüzüne bak ay ısıgını gör.yıldızlarla dolu cevresi ayın.ve sen hayallerimin gökyüzünde ıyldız giib parladınbulutlu bir gecede cektin gittim.senin beni sevişini sevmiştim..bana bakısını,elimi tutusunukısaca seni sevmeyi sevmiştim.deniz kenarında deniz kızlarına anlattım seni o kadar hayran kaldılarki kaybettiler pullarının parıltılarınımasallardaki prenslere anlattım seni kaybettiler o meleksi görünüşlerini.en son dayanamadım birde yüregime anlattım seniayırdı sana en güsel yerini.ah!bir yıldız kaydı demin..kim bilir kime kavusmak icin actı kollarınıtıpkı senin gibisende hayallerimin göekyüzünde kayıp gittin böyletoprak oldun..yüregimden büyük bir parcayıda birlikte götürdün.şimdi o parcanın yerinde demin gökyüzünden tuttugum yıldız duruyor.biraz acısada yüregim sıcaklıgını hissediyor.önce yüregimdeki yıldıza sonra gökyüzündeki yıldızlara baktımsessizce fısıldadılar banabir gun senin yanına gelecegimi... elam Devamı

HİÇ..

2006-10-26 15:47:00

HİÇ.. hiç bir insani unutmak, bir insandan vazgeçmek, bir insani hayatindan sonsuza kadar çikartmak zorunda kaldin mi hiç? hani ölmüs gibi, hani uzatsan da elini tutamayacagini bilmek gibi, her an kapindan içeri gülümseyerek girecegini bekleyip ama aslinda hiç gelemeyecegini de bilmen gibi. ne zor sey degil mi ölmedigini bilmek , ama ölmüs gibi ulasilmaz olmasi artik o insanin sana, ne kadar katlanilmaz bir gerçek degil mi sen hala bu kadar sevgili iken? özlemek, bu kadar özlemek, etini kemigini yakarcasina özlemek... çok kötü degil mi? bu kadar özleyip onu görememek, ona dokunamamak, onu isitememek , artik sonunun "pi" hali degil mi? biliyorsun degil mi? ne kadar umutsuz bir arayistir o, kalabalik caddede geçen binlerce yüze bakmak belki bir kez daha görebilmek için o yüzü, belki biraz önce geçti bu kaldirimdan diye düsünmek, belki su an arkamda yürüyen insanlarin içinde bir yerde demek, belki su an üzerimdedir gözleri diye paranoyalar yasamak ne zordur degil mi? ne kadar eritir insani farketmeden. sende biliyorsun degil mi bunlari.? bir sinema koltugunda sende iki kisi gibi oturdun mu hiç? hiç iki kisi gibi zevk aldin mi bir konserden yalniz basina. güzel bir kafe kesfettiginde, güzel bir film seyrettiginde, güzel bir sarki dinlediginde güzellikleri oraninda eksik kaldiklarini hissettin mi paylasamadigin için onunla. bir barin kalabaliginda hiç yarim vücudunla sallandin mi ortada? hiç iki kisilik beyninle yarim insan olabildin mi? baktiginda aynana sadece yüzünün bir yarisini gördügün oldu mu hiç? sana hayatindaki en büyük yoksunlugu yasatandan nefret edemedigin zamanlar oldu mu hiç? gözünün içine baka baka kolunu bacagini kesen bir insanin yüzüne sevgi dolu bir gülümseme ile bakabildigin zamanlar oldu mu hiç? hayatta inandigin bütün degerlerini altüst eden birisine ask siirleri yazabildin mi? onu içinde korumanin seni yok etmek oldugu zamanlara feda oldun mu hiç? içinde aglayan çocuga umut sarkilari söyleyemedigin, özlemini, susuzlugunu, açligini gideremedigin za... Devamı

gözlerim gözlerine bakmak içindir...

2006-10-26 13:56:00

Bir geldin. Hasretini biraktin zindanima. Karanlik karanliga düstü. Gece gecenin üstüne indi. Parmakliklar dagildi; yüzün esir aldi beni. Taslar toz oldu; özlemin tas kesildi. Gözlerine zincirlediler gözlerimi. Gidisin hüzünlü bir sonbahardi, unutmadim. Yildirimlar düsürdün bakisindan gögsüme Saçlarim beyaz alev aldi. Yandim. Tas üstünde tas oldum. Suskunlugum utançtan duvarlar ördü. Sagnak sagnak yagmur oldum, yagdim küskünlügümün çölüne. Çig olup kendi yalnizligima katlandim. Uzakligini yorgan yaptim çiplak ruhuma. Sözün günesin yüzünü güldürürdü, unutmadim. Sessizligin yeniden yeniye yanmis bir kül gibi. Rüzgâr aldi nefesimi. Buzdan sütunlara çarpildi sesim. Içimin içinde bir gurbet oldun. Sen gittin gideli, daglar yollardan saklanir oldu. Öyle derinlesti ki vadiler; gölgeler içine girmeye nazlandi. Bütün çöllerin tozlarini yutmus gibi dudaklarim, ah etmekten bile usandi. Sususun ibret dolu bir kitapti, unutmadim. Içimde hep su sesi ariyorum. Denizler kurumus Lâl dudaklar susmus.. Kiyilardan çekilmis hayat; kemikler un ufak olmus. Çöllerinden geçiyorum sensizligin. Sessizligin çigligini büyütüyorum yüregimde. Gelisin bir taze bahardi, unutmadim. Kalbine girdigim yollara pusular kurulmus. Insan insana kavusmuyor artik. Anka kuslari dirilmiyor yeniden. Küller bile yanmis yakilmis; ates yeniden kendine gebe kalmiyor artik. Hiçkiriklar yalanin harmanina karismis; gelmiyor gelemiyor yittigi yerden. Bakisin canlara can katardi, unutmadim. Bütün baglardan kurtuldum. Geceleri gecelerin koynuna sürdüm. Bütün isiklari gözlerinin karasina çaldim. Yanaginin kiyisina geldim. Ellerinin atesinden serinlik umdum. Gözlerim seni gördügü için güzel. Isik senin yüzüne vurdugu için aydinlik. Yagmur senin gögsüne dokundugu için serin. Rüzgâr senin tenine vurdugu için nefeslenir. Dualar senin dudagina dokundu diye göklerin kapisina dayanir. Durusun daglarin basini dik tutardi, unutmadim. Günahlarimi biliyorum, utaniyorum. Isyanlarim çok oldu; yüzüme bakamiyorum. O kadar unuttum ki, unu... Devamı

internette dürüstlük...

2006-10-26 13:54:00

Birbirimizi görmeden, tanimadan ve sadece "hissederek" yürüttügümüz dostluk iliskisi yasamimizdaki diger iliskilerden çok farkli gelisiyor.. Gerçek yasamda önce fizikleriyle, giyim kusamlariyla, sonra da fikirleriyle ve yasam görüsleriyle, zihinleriyle tanisiriz insanlarin.. Oysa burada, sanal ortamda, önce fikirler ve görüsler ön plandadir, birbirimizi zihinlerimizle taniriz, severiz (ya da sevmeyiz) ve bazen de tanimak isteriz, görüsür tanisiriz.... Deger verir, dost oluruz.. Çok sevdigim bir sair ve filozofun, Halil Cibran'in sözlerini yazim süresince paylasacagim sizlerle: "Dostunuz size aklindan geçenleri açiklarken ne -hayir-i ne de -evet-i ona söylemekten korkmayiniz. Ve o sustugunda yüreginiz onu dinlemeyi sürdürsün; Eger dostun senin içindeki denizin alçalacagini bilmek zorundaysa, birak yükselecegini de bilsin.. Yalnizca zaman öldürmek için aranilan dost nedir ki ? O, sizin ihtiyacinizi karsilamak içindir, yoksa anlamsiz boslugunuzu degil.. Ve dostlugunuzun uyumunda birakin kahkahalar yükselsin ve zevkler paylasilsin..." Bazen bu büyü bozulmasin diye, dürüst olamadigimiz için, bu tanismayi istemeyiz. Karsimizdakinin dürüstlügü veya bizimki, bir sekilde kafamizda hep dürüstlügü sorgulariz, güvenmek isteriz yazilana, dostlarimiza.. .. Gerçekten o kisi mi... Gerçekten böyle mi düsünür... O mu gerçekten bizim etkilendigimiz. .. Sevgi duydugumuz... Yoksa yalan mi bize söyledikleri. ... Yoksa... Yoksa... Bize sevgiden bahseden, yüce duygulari bayrak etmis kisi, evinde esini veya çocuklarini döven biri mi? En azindan, insanlari iddia ettigi kadar sevmiyor olabilir mi? Zaman içinde tanidikça kuskular baslayacaktir. .. Hiç kimse yalani sürekli sürdürecek kadar zeki degildir...Ve hiç kimse de bu yalanlara sonsuza kadar inanacak kadar saf degil... Dürüstlük, özgürlük demektir ve özgürlük kisitlanmamalidi r asla... "Özgürlügünüz, kendisine vurulmus olan zincirlerinden kurtuldugunda, daha büyücek bir özgürlüge zincir olur..." Sürdürmeye çalisacagimiz yalan, hatirla... Devamı

yollar benimdir...

2006-10-26 13:46:00

  yollar benimdir... önumde uzun bir yolsonu yok gibi meçhulgözler daldikca ufka derincesanki uzadikça uzuyor.. nefesim kesiliyor adimlarimdahava dar geliyor ucamiyorumnefis tutyor eteklerimdenusanmadan onu itekliyorum yolum durmadan yollara ayriliyorkarar verirken savasiyorumlabirentlerde kaybolmadan gönlüyollar benimdir ilerliyorum ne bir iz ne bir ses var etraftaben bana kalmisim yollar banadualanirken toprak topragakosuyorum karisirken toz dumana tek basimayim bu yollardaemeklemekten kurtulmayi basaracagimduasini bitirirken yuz sürüyorum topragatopragi benim topragimduasi benim duambu yollar benimdir ilerliyorum...   elam Devamı

çekmesene kardeşim çektiklerimizi...

2006-10-25 21:24:00

    Ne cekiyorsun cektiklerimizi? Hic gormedin mi kuru ekmek yiyeni? Hic yalinayak gezmedin mi sen? Kocaman adam olmussun Elinde kocaman bir seyler var Benim elimdekiyle ne isin var senin? Git isinle ugras! Kendi hâline bak sen! Ben Kirli bir esvap icinde Tertemiz bir yurek saklamanin sirrini; Hicbir seye degismem. Temiz yuzlu degilim ama Yuz karasi da degilim! Benim neyimi habe r yapacaksin? Habîr benden haberdar! Cekme kardesim! Cekme cektiklerimizi... Hic kimse cekmesin; Cektiklerimizi... Hic kimse! ceken bilir... Devamı

senai demirci 'den namaz

2006-10-25 21:21:00

Oyle cok pazarlik ettim ki Seninle ey Rabb'im. Sen cagirinca, kendime ayirdigim vakitlerden calindigini dusundum. Ezan okununca sevdiklerimle gecirdigim zamanlarin azalmasindan korktum.Vakit girince, icim "ciz" etti hep. Odamdan uzaklastim, biraktim isimi, bozdum keyfimi; oylece namaza durdum.Ayak diredim, "az sonra kilsam da olur!" dedim. "Az sonra"larim "cok sonralar"a dondu, gec kaldim, gec kalmaktan utanmadim.Sonunda ayaklarimi suruye suruye vardim huzuruna. Pazarligimi vaktin daralmisligini bahane ederek yeniden ileri surdum. Kaciyordu namaz ya; o yuzden cabucak kildim, selam verdim, hemen kalktim, rahatladim.Oysa rahatligi Sana borcluyum. Agrimayan her bir disim kadar huzur borcluyumSana. Damarlarimin her bir noktasinda pihtilasmayan kanim kadar sukûnet borcluyum Sana. Tenimin kasinmayan her bir noktasi kadar rahatlik borcluyum Sana. Dislerim agriyacak olsa her biri icin harcayacagim zaman Senin. Kanim pihtilasip damarlarim tikanacak olsa, her defasinda izdirap ve korkuyla gecirecegim saatlerin hepsi Senin.Tenim her noktasinda yirtilacakmis gibi aciyacak olsa, kendi kendime dar gelecegim huzursuz gunler Senin.Gun oldu; usandim. Sabrimi tukettim; tukendim. Kendimi yontmaya heveslendim. Benden istedigin zamani cok gordum. Benden istedigini, benim icin istediginibile bile, huzurunda huzursuz durdum. Fazla buldum namazin rekatlarini; kisaltmak icin bahaneler aradim. Gunumu delik desIk etmeni, isimin arasina kesintiler sokmani,hayatimin ortasina duraklar koymani, uykumu bolmeni luzumsuz gordum. "Beni bana birak!"larla durdum huzuruna; icim baska bir yerlerinturkusunu soylerken, ben seccadende, belki sadece bedenimle, mihli kaldim. Oysa Sen, dileseydin dar edebilirdin zamani bana! Bir ucurumun dibine savrulmus bir arabada caresizce Sana yalvartiyor olabilirdin beni. Korkulu bir savasin orta yerinde ates ve kan kusan bombalarin altinda gunumu de, isimi de, uykumu da, hatta ruyalarimi da delik desIk etmelerini takdir edebilirdin.Dusmeyen bombalar kadar, ucuruma sa... Devamı