Ağladıkça

2011-07-05 14:10:00

<iframe width="425" height="349" src="http://www.youtube.com/embed/GuFFkqZ7QHQ" frameborder="0" allowfullscreen></iframe> Sessizsin… Yağmur gibi… Üşüyorsun… Bir dal gibi… Korkuyorsun… Kırılmaktan… Rüzgârda… Yaprak gibi… Düşüyorsun… Düşüyorsun… Kuşatılmış… Şehir gibi… Susuyorsun… Susuyorsun… İçinden… Bir çocuk… Ağladıkça… Taşar nehirler… Ağladıkça… Yarılır gökyüzü… Ağladıkça… Dirilir topraktan… Aşk… Sesin büyür deler geçer yırtar geceyi… Kalbin çarpar kırar döker camdan geceyi… Gözyaşların düşer akıtır siyah geceyi sen ağladıkça… Ben ağladıkça… Evler tutuşur alev alev yakar geceyi… Eller açılır dua dua böler geceyi… Yağmur… Yağmur yıkar geceyi, Sen ağladıkça… Ben ağladıkça… Yüzün cennete döner sen ağladıkça… Yeşerir yine topraklar… Gösterir kendini sana aşk… Aşk… Sessizsin… Yağmur gibi… Korkuyorsun… Kırılmaktan… Düşüyorsun… Düşüyorsun… İçinden… Bir çocuk… Ağladıkça… Taşar nehirler… Ağladıkça… Yarılır gökyüzü… Ağladıkça… Dirilir topraktan… Aşk… Sesin büyür deler geçer yırtar geceyi… Kalbin çarpar kırar döker camdan geceyi… Gözyaşların düşer akıtır siyah geceyi sen ağladıkça… Ben ağladıkça… Evler tutuşur alev alev yakar geceyi… Eller açıl... Devamı

Bugün Pazartesi

2011-07-04 13:54:00

Bugün günlerden pazartesi. Bir pazarı daha erteledik ileriye. Bir ömür daha geçmiş gibi zamandan. Akıp giden zaman değil anılar. Doluyor bardağı , boşalıyor yağmur yağmur gözlerin. Taşıyor bir şeyler yürekten. Kırılıyor dalları kiraz ağacının. Yaprakları soluyor bir bir gönül sonbaharının. Mevsimi yeni başlıyor , ölümle sonlanırken hayatı canlıların. Biliyorsun değil mi? Değmiyor elinde olmayanların yası, boşuna değil mi? Neden zorlar insan kendisini. Gökyüzüne merdiven dayıyor, henüz yeşermemiş tohumlar. Bitimine susuyor bilmeden. Suslara bürünüyor henüz duvağını örten gelin. Değmiyor iç çekişler. Ne çekilişler oluyor hayatta. Kâh çıkıyor karşına istediğin, kâh kaçıyor elinden istemeye bile çekindiğin. Neden yorar insan kendisini. Bulut bulut esiyor rüzgar. Yıldırm gibi düşüyor gerçekler yere. Gitti. Gidenler dönmüyor geri. Bitti. Geçti. Neden hüzne boğar düğümler seni? Yüzüstü mü düşer hep tablolar yere? Kendini sakladığın tablolar. İnsan yüzleri, gelenler, gidenler, gelip geçenler, sevenler, sevmeyenler. Doğumlar, yaşamlar ve ölümler. Bak biraz önce bir kuş geçti pencerenden. Göç etti uzaklara, senden... Yüreğinden... Terk ediyor her gelen. Terk ediyor seni her yeni aldığın nefes. Terk ediyor seni her an. Akıp gitmiyor zaman. Bir o kalıyor, sensin geçip giden. Terk ediyorsun. Anılarını yüklenmiş sırtına söz veriyorsun. Tutmayarak. Tutamayacağın sözleri neden veriyorsun? Kırılıyor ayna. Paramparça  görüntüler. Paramparça yürek. Parça parça topluyorsun yerden kırık yüzünü. Kesiyor ellerini... Kanıyor. Kırmızıya bürün&u... Devamı

Karışık kuruyemiş...

2011-07-02 22:42:00

  Kuruyemiş tadında hayat. Karışık kuruyemiş hemde. Her türlüsünden tat var içinde. Kimi zaman içi boş çıkan çekirdekler mi dersiniz, yoksa bozuk çıkanlar mı. Bazen dışı kaplanmış leblebiler çıkıyor şansınıza. Bazense fıstıklar... Kimi tuzlu kimi kavrulmuş. Kimi yabancı gelir size. Bazılarını seçersiniz içinden yemişlerin. Öncelik verdiklerinizdendir onlar. En sevdiklerinizdir. Ve hep en sona kalır sevmedikleriniz. Uzak durduklarınız. Kızar anneniz ayırma onları, ağlar arkandan. Ama yine de insan bu söz geçirmek kolay mı?Kalır tabakta (hayatta) onlar. Bir avuç alırsınız elinize bazen öyle atıştırmak için balkonda. Bir yandan hayatı izler bir yandan hayatı yersiniz aslında farkında olmadan. Yere düşer bir kaç tanesi farkında olmadan. Kaçırdığımız fırsatlar gibi. Tadını alamayacağımız bir kaç tanesi kaçıp gider parmaklarınızdan. Siz devam edersiniz geri kalanlarla. Karışık kuru yemiş tadında hayat, yedikten sonra kurutuyor . devamlı bir başka şeye ihtiyaç hissettiriyor. Ama kendinden de vazgeçirtmiyor. Öyle bir şey bu hayat. Karışık. Türlü türlü tatlar türlü türlü yaşamlar. Bazen acı bir tat gelir aldığınız yemişten.  Tüm isteğiniz kaçar. Ağzınızın tadı bozulur. Devam etme isteğiniz kaçar. Bir bardak su içersiniz üstüne. Tat biraz yumuşar. Sonra tekrar kaldığınız yerden devam edersiniz yemişinize. Ta ki bitene kadar. Elam E. Doğan Bir şarkıdan, bir nakarat... Önce müziği kapatın ama... ... Devamı

Google ve ben

2011-06-27 21:23:00

Biraz önce kendi adım soyadımla arama yaptım google'da... =) Çıkmayan şey kalmadı. Bir yandan gülüyorum bir yandan tevafuklar görüp şaşırıyorum. Misal üniversite sınavına girdiğim okulda benimle aynı ad soyada sahip bir öğrenci varmı. Sonra yine aynı ad soyada sahip sivasta şiir yazan bir kadın varmış... Ama en çok... ED vefat etmiştir haberlerini gördüğümde güldüm. Çok garip oluyor kendinizin vefat etmiş haberini okumak. Hepimiz elbet bir gün öleceğiz ama öyle işte... Öğretmen adayı olarak adımı bir öğretmenler sitesindede gördüm. Bu başka güzeldi tabi. Yeni yeni başlıyorum daha ... =) Avukat olanıda var öğretmen olanıda. Ve daha bir sürü benimle aynı ad soyadda şahıs mevcut... Bir de görsellere bakayım dedim. Acaba ismi aynı olup acaba görünüşüde benzeyen var mıdır diye... =) Bakın kimi buldum. =) İlginç bir duygu kendinizi görmek. Ama aslında o siz değilsiniz... Oysa sokakta birisi aynı isimde başkasına seslense bile dönüp bakarsınız değil mi?. Ama bu benzerlikleri en çok aynı günde doğduğum insanlarla yaşıyorum ben. Şu an arkadaşım olan aynı günde doğduğum 3 kişi var. 3'üde ela gözlü mesela... =) Ve daha bir sürü benzerlikler var aramızda... Güzel bir şey aslında farkedebilmek bazı şeyleri. İnsanda enaniyet kalmıyor böylece... Hayırlı akşamlar efendim. Çat diye kestim... =) Olsun ne yapalım.... Buyrun dinleyin... Tüm zorluklarına rağmen hayat güzel vesselam. http:// http://www.dailymotion.com/video/x4rups_avare-raj-kapoor_music ... Devamı

Kaybolduğumda...

2011-06-26 01:50:00

Kaybolduğumda / şehrin ışıkları sönmüş olsun Beni karanlıklardan başka gören olmasın Yıldızların saklambaç oynadıkları Bir gecede olsun Kaybolduğumda / şehrin ışıkları sönmüş olsun Beni karanlıklardan başka gören olmasın Güneşe uzak bir yerde Ayla buluşmadan Yolları şaşırdığımda Adresleri unuttuğumda Kaybolduğumda / şehrin ışıkları sönmüş olsun Beni karanlıklardan başka gören olmasın Ahmet Yılmaz Tuncer Devamı

Mezuniyet...

2011-06-24 14:33:00

  =) Mezun oldum. Öğrencilik hayatım bitti. Öğrencilik hayatımın bitmesine üzülüyorum çünkü öğrencilik sultanlık, ancak seviniyorumda çünkü bitti.. Karmakarışık bir şeyler işte... =) Devamı

Dareyn Dergisi 38. Sayı

2011-06-07 19:36:00
Dareyn Dergisi 38. Sayı |  görsel 1

Dareyn Dergisi / Aylık E-Dergi Her ayın 7'sinde Dareyn Dergisi 38.Sayıya girmek için TIKLAYIN! Dareyn Dergisi anasayfa!   Devamı

Hazır Mesajlar...

2011-06-02 15:24:00

Oldum olası sevmem hazır mesajları... Bu mesaj sevdası yüzünden yitirdiler insanlar samimiyetlerini... Kalıplaşmış herkesten herkese dolaşan mesajları birbirine göndereceğine insanlar , bir iki cümle yazıp daha içten olsa ne güzel olurdu.. Öyle edebiyat parçalamaya hiç gerek yok, çünkü gerçek içtenlik her zaman belli eder kendini. Çok bir şey beklemiyorum yani... O yüzden yazmıyorum öyle özlü mözlü sözler... Regaibimiz mübarek olsun efendim. Allah dualarımızı kabul buyursun... (Kul daha ne ister değil mi? ) Kendinize iyi davranın... Devamı

Battaniyem....

2011-05-30 15:32:00

DİNLEMEK İÇİN TIKLAYIN Battaniyem: dur bugün benim günüm kapandı üzgünüm sıkıldım artık insanlardan hiç durmadan ararlar hiç sormadan gelirler hiç yalnız olmasınlar mutsuzlar kendi kendilerine kalmak ne zor gelir ki rehberinde yer bulur isminin baş harfi caldı bak zırıl zırıl telefonun zili acmadım, bozmadım keyfimi patlamış mısır, kahve fincanım korku filmi gelmesin sakın üçlü koltuğun süpriz ismi yordu onların sahte dertleri geçti şimdi battaniyem kareli batteniyem değerli her saniyem değerli her saniyem Bağıra çağıra bu şarkıyı söyleyesim geliyor.... kareli battaniyem, kareli battaniyem.... tım tım tı tım tım....   Devamı

İnsanlar...

2011-05-23 17:53:00

Her şeyi çok bildiklerini sanıyorlar. Yanılıyorlar... Seni çok özledim... Anne...   Devamı

Havalar...

2011-05-19 14:32:00

Çok karışık bugünlerde. Dün akşam yağmur vardı öyle böyle değil... Şu anda güneş açtı. Biraz sonra kar yağarsa şaşırmam yani. O kadar değişikki her şey... Dün gece ıslandım bugün sıcaktan bayılmak üzereyim... Ama yine de güzel her şey... Balıkesirin Adnan Menderes Mahallesi var... Tepesinde kalıyor balıkesirin... Bugün çok hoşuma gitti orada olmak... Otobüs beklerken (ki baya bir bekledim) İzledim bir süre... Hafif rüzgar, tepede güneş... Etrrafta güller zambaklar, yeşil ağaçlar, papatyalar... Bembeyaz adının ne olduğunu bilmediğim çiçekler... Gelin eteği gibi dökülmüşler duvarlardan... İşlerim olmasa oturur devam ederdim izlemeye... Fotoğrafladım hemen. Nasipse bir dahaki postumda eklerim resimleri... Zambaklar... Kokularına bayılıyorum... Mor zambak özellikle... =) Konya'da iken vardı evimizin önünde. Kocaman bir zambak buketi... Hala duruyor o zambaklar.. Aradan en az  22 yıl geçti... Ben doğmadan önce ekilmişler. Ben hatırlıyorum düşünün artık... Geçen yaz kirpilere ev sahipliği ediyorlardı... Kuytusuna saklanıyorlar geceleri... Ben de onların peşinde.. =) Yazı hem seviyorum hem sevmiyorum... Bahar çocuğuyum ama sonbahardadır gönlüm... Kuşlar... Sessizlik... Hoşgeldin bir türlü gelemeyen yaz.... Devamı

Sevdiklerim... Bırakmayın...

2011-05-10 17:33:00

Sevdiklerimiz.... Yüreğimizi kaplayan herşeyleri ile. Özlemleri ile. Yüzleriyle... Sözleriyle... Anılarıyla... Can noktası içimizde bir yerlerin. İncindiklerinde incindiğimiz. Öyle anlar geliyor ki incitmeye çekinmediklermiz... İnsan ençok sevdğin yaralar... Sonra pişmanlıkları döner dolaır kendini yaralar. Hiç düşünmeyiz oysa hayatın ne kada kısa olduğunu... Onların ne kadar ölümlü olduğunu. Bir o kadar ölümün hayat arkadaşı olduğumuzu... Kıyısından döndüğümüz anlarda farkederiz... Bir olsa yanımda sarılsam dediklerimiz... Sarılıp huzuru kucakladıklarımız.... Yalnızlığımızın yegane oyunbozanları... Bizi bırakmasını hiç istemediklerimiz... Sevdiklerimiz.... Yüreğimizin ev sahipleri... Her bölgesinde , her akışında kanın damarlarımızdan hissettiklerimiz... Sevdiklerim... Bırakmayın beni... Sensiz, sizziz olmaya dayanabilecek yaşta değilim... Dibine Not ; Ailem annem ve kardeşlerim dün bir kazanın kıyısından döndü... Üçünü birden kaybetme ihtimali aklıma geldikçe kötü oluyorum. Kurtuldular hamd olsun, ancak atamıyrm o hissi içimden... Daha söyleyecek çok sözüm var... onları sevdiğimi çok çok çok daha çok söylemek istiyorum daha... Dahalarım ardı ardına sıralanıyor... Korkuyorum... İhtialler insanı korkutuyor... Rabbi hepimize hayırlı ölümler versin, ve bunlara dayanma gücü...   ... Devamı

Dareyn Dergisi 37. sayı

2011-05-09 13:28:00

Dareyn Dergisi / Aylık E-Dergi Her ayın 7'sinde Dareyn Dergisi 37.Sayıya girmek için TIKLAYIN! Dareyn Dergisi anasayfa!   ... Devamı

Yapışkanlı Not Kağıdı

2011-05-04 17:48:00

  "Yapışkanlı not kağıtları. Çeşit çeşittirler. Alır kopartır, üzerine notlar yazarsınız. İhtiyacınız olduğu sürece hep elinizin altındadır. İşiniz bitince gerek kalmayınca yırtıp çöpe atarsınız. Herkes bir yapışkanlı kağıdı olsun ister. İster ki işini görsün. Ama kimse yapışkanlı not kağıdı olmak istemez..." Fated To Love you Drama'sından... Ve ben kendimi yapışkanlı not kağıdı gibi hissediyorum.... =( Devamı

Bir çocuğum daha...

2011-04-21 21:17:00

Bir çocuğum daha... Büyümeye niyeti olmayan. Oyuncaklardan uzak , kendisinin oyuncak olduğu hayatta. Düşünce kanayan dizlere sahip olmayan. Yüreğinde kanayan... Kaynayan... Bir çocuğum daha... Korkunca saklanamayan. Yüzleşme cesaretini birileri kaybettiyse bulan. Acısından daha ekşi bir tatlı bulamayan. Dilinde cümlelerin tutulduğu... Kekeme harflere tutsak... Konuşamayan... Bir çocuğum daha... Büyüdüğünü söyleyenlere inat. Güzele, çirkine, iyiye, kötüye... Aldırmadan... Canımın istediği kadar çocuğum... Kollarımı açıp etrafımda sararak... Kocaman bir çocuğum... Hayal dünyasında, Saklambaç oynayan... Hala... Elam E. Doğan Devamı