Sesleniş

2011-04-19 15:15:00

Şiirler yazdım, kitaplar okudum Elime bir bardak aldım, onu yeniden oydum Derinlerde kaldım böyle bir zaman Kim bulmuş ki yerini, kim ne anlamış sanki mutluluktan Ey yağmur sonraları, loş bahçeler, akşam sefaları Söyleşin benimle biraz bir kere gelmiş bulundum. ~ Edip Cansever Öyle ya... Gelmiş bulundum bir kez. Kendimi çok tekrar ettim belki. Çoğu kez hakıszlık ettim. Ve çoğu kez hata... Kurtulamadığım bir kuyuya attım kendimi. Hala orada ay ışığını beklemekteyim. Gündüzden uzakta. Kim ne anlamış mutluluktan, ben ne anladım. Anlayabilecek kadar uzun kalmadı ki hiçbiri... Yağmurlu hava... Sonrası? Söyleşin benimle biraz diyeceğim ama o söyleşme isteğide uçtu gitti... Soğuk... Hastalık zilleri çalıyor yine... Aksırık, öksürük nöbetleri... Bir kez sağlam atlatsam şu geçişleri... Mutlu olur(muy)um...   Devamı

Fox Rain

2011-04-18 19:28:00

Dinlemeden Önce aşağıdan müziği kapatınız.   Dubirubiruraffa Dubirubiruraffa Dubirubiru dubirubiru dubirubiruraffa sarangeul ajik nan mollaseo deoneun gakkai motgayo geunde wae jakkuman motnan nae simjangeun dugeungeorinayo ~ eotteokhae haran maringayo I still don’t understand love So I can’t get any closer Devamı

Ka/r/karanlık

2011-04-17 05:54:00

Gâh kar yağıyordu, gâh karanlık.  ~ Şeyh Galip Devamı

Aslolan Hayattır

2011-04-17 05:45:00

Aslolan hayattır Bir akvaryumu yazmak, Akvaryumda yaşamaktan kolaydır Bu yüzden her dize biraz eksik Her şiir biraz yalandır...      Yılmaz Odabaşı Devamı

Dareyn Dergisi

2011-04-09 23:57:00

  Dareyn Dergisi / Aylık E-Dergi Her ayın 7'sinde http://dareyndergisi.com "Ey Allahın Resulü! Sana nasıl selâm vereceğimizi biliyoruz, fakat sana nasıl salâvat getireceğiz?" diye soruldu. "Şöyle deyin!" buyurdu: "Allahümme salli âlâ Muhammedin ve âlâ âli Muhammed. Kema salleyte âlâ ibrahime. inneke Hamîdün Mecîd. Allahümme bârik âlâ Muhammedin ve âlâ âli Muhammed. Kema bârekte âlâ ibrahime. inneke Hamîdün Mecîd." (*) Bismillâhirrahmanirrahîm. Ehamdülillahi Rabbil âlemîn. Vessalâtü vesselâmü âlâ seyyidinâ Muhammedin ve âlâ âlihi ve sahbihi ecmaîn. Bir selam ve salavat ile acıyoruz bu sayımızı, Sevgili Dareyn okuyucuları, Kutlu doğum özel sayımızla yayındayız yine. Bir yılı daha tamamlamanın huzuru ve mutluluğu var. Bu kutlu ay da hem O'na (sav) sesleniyor, hem bir yılımızı daha noktalıyoruz.Daha nice yıllara inşallah. Hz. Muahmmed (sav). O öyle bir nebi ki alem onun emrinde. Onunla aynı dilde. Dağ taş , toprak çiçek... Dile gelmesi imkansızların dillendiği kişi. Güllerin sultanı olmaya hoşgörülen kişi. Çağını aydınlatan, çağlar sonrasına ışık tutan bir fener. Hz. Muhammed (sav). O öyle bir insan ki, babalığı, eşliği, yöneticiliği... Her şeyi ile mükemmel. Adaletin timsali, gücün yumuşaklığı, sabrın kırılmayan direği. Hz. Muahmmed (sav). O öyle bir sevgili ki, gece gündüz gözyaşıyla süslü yanakları. Dua ile süslü sözcükleri. Sevgi ile taşıyor "ümmeti" diyen yüreği... Bizler öyle ümmet olalım ki, layık olalım. bi... Devamı

Gel- git

2011-04-04 15:44:00

Farklı dilekler, farklı düşünceler ve düşüncesizlikler... Hayal kırıklıkları... Unumak istiyorum, birisi silsin tüm anılarımı, yok olabilsem. 22 yıl önce bu dünyada olmadığım gibi. Bugün yok olsam, geldiğim gibi gitsem... Yarın sınavım var duanız da yer verin bu kardeşinize de inşallah. Yılda bir gününüz size ait, o günde de size ait olanlar sizi sizden alıyor. Hayat acımsız hm? Devamı

Duygu ve tutku

2011-03-22 18:18:00

Duyguyu rüzgara, tutkuyu fırtınaya benzetirim ben. Fıtratı icabı, rüzgar mutedildir, fırtına şiddetli rüzgar süreklidir, fırtına nadiren görülür Rüzgar yapıcıdır, fırtına yıkıcı. Sevgi bir rüzgardır, aşk ise tutku. / Bana Soran Oldu mu? ~ Senai Demirci Devamı

Sen ve ben ~ lik

2011-03-13 18:22:00

Aşkın koşulanda değil kaçılanda,açılanda değil kapananda olduğunun da bilgisindeyim. Peçemi örterek açıyorum sana kapılarımı. Dahası, ezeli bir bilginin ürpertisi yüzüme sinerken aramıza bir senlik ve benlik davası sokuyorum. Seni ben karşısında tanımlıyorum yani. Sana yer veriyor, baha biçiyorum. O dairede kendimi tamamlıyorum. Senden gizlenerek seni sen, beni ben yapıyorum. Nazan Bekiroğlu / Yol Hali Devamı

Aşk Mektubu

2011-03-11 19:35:00

Ben sevda bölüğünde kıdemli bir askerim Hizmetim sanadır ey tacidarım Canı bir emanet bilir taşırım Bir ırmak delirir geceleri Bir yıldız kayar ötelerden Bir bulut geçer Ay’ın önüne Birden üşürüm Ve seni daha çok düşünürüm Kokunu en sevdiğim güle veriyorsun! ... Hangi şekle dönüşürsen dönüş Hangi kılığa girersen gir Bilirim ne kadar gerçeksin, ne kadar düş Gönlüm bir şahindir takarım peşine Bulur seni saklandığın yerde Tutar elinden – eteğinden Bana getirir Sen kendini kolay ele veriyorsun! ... Sarmal bir sevdayla yaşarken aynalar derbendinde Bir Aslıhan oluyorsun, bir Leylâ Beni de mahkûm ediyorsun değişim sürecine Bir Kerem oluyorum, bir Mecnûn Dağlara, çöllere vuruyor içimdeki vâveylâ Firar ettiğimi bilmiyor bölüğüm Kırık gönlümde kırk düğüm Adımı dile veriyorsun! ... İçimde ebedî bir sürgünlüğü yaşarım Hangi gezegende insem rastlarım izine Dişlerim beyaz kirazlar gibi hep birden sızlar Ve gülümserim dişçinin elindeki demir kerpetene Biraz daha fazla bakabilmek için yüzüne Bir kaya yuvarlanır boşluğa Kimse bir anlam veremez bendeki hoşluğa Sense yakıp külümü yele veriyorsun! ... Ben sevda bölüğünde kıdemli bir askerim Terhis olsam gidecek bir yerim yok Yüreğimden başka silah taşımam Bütün adresleri iptal ettim Benim senden özge gerçek yârim yok Bir hakkuşu öter geceleri Aşk, mektup yazmaya zorlar beni Sense yeri – göğü sele veriyorsun! ... Bahaettin KARAKOÇ ... Devamı

Vazgeçmek...

2011-03-08 18:44:00

Canım sıkkın... Öyle işte... Çok sıkkın... Dergi çıktı biraz önce. Konusu bu sefer tam üzerime uydu. Vazgeçtim bazı şeylerden.  AMA! Canım feci sıkkın. ... .. . Devamı

Dareyn Dergisi 35. Sayı

2011-03-08 17:59:00

Dareyn Dergisi / Aylık E-Dergi Her ayın 7'sinde Dareyn Dergisi 35.Sayıya girmek için TIKLAYIN! Dareyn Dergisi anasayfa! Sevgili Dareyn okuyucuları, Vazgeçmek diyoruz bu sayımızda. Bırakışlarımızın izinde dönüşler yapıyoruz. Neden vazgeçer insan, vazgeçmek kolay mıdır? Yoksa kolay numarası mı yapılmaktadır?. Zorsa neden zordur. İnsanoğlu yokuşa sürmeyi sevdiğinden mi. Yoksa şartlar mı? Ya da hiç mi? Korkaklık belki vazgeçmek, ve aslında kabullenmek. Tam zamanında gelen biri kimi zaman, ve gitmesini bilmedikçe yüreği yaralayan. Tekrar yamanamayacak bir söküğe dönüşüyor insan, vazgeçme sevdasına tutulduğu an. Bir çok neden sıralamayı mümkün kılar, sebeplerin birer bahane olduğunun bilincinde olduğu halde. Oysa vazgeçiştir sadece bu. Yenilgidir. Gerçek bir yenilgi. Ve insan hep sevdiği şeylerden feragat eder. Vazgeçer. Kaybeder. Oysa kaybetme korkusundandır bu vazgeçişler. Hayatın acemi şöförleridir vazgeçenler. Kaza yapma korkusuyla ilerleyemeyen. Bu yüzden hep yenilir vazgeçenler. Çünkü bir sonraki adıma ulaştıracak cesaretide beraberinde götürmüştür kaybedilenler. Bir de vazgeçmeyenler... Devam edenler... Yarına heves etmeye güç yetirenler. Kazanmayacaklarını bilseler bile umut vaat edenler... Vazgeçilmeyenler... Var mı böylesi tutunulabilenler? Her zaman tutunabileceğimiz el olarak kalmanız duasıyla ve SAADET-İ DAREYN içinde yollarımızın kesişmesi dileğiyle… Elam E. Doğan ... Devamı

İlk önce düşenler...

2011-02-19 01:08:00

... Noktalar koymak... Bir şeylere nokta koymak istiyorum gerçekten. Zamana... Çözüm bulmak çoğu şeye.. Gitmemek istiyorum bir yerlere. Yaşamak dedikleri ne diyorum. Hayaller... Hepsi vurup kapıyı çıkıp gitmişten hayatımdan... ... Pazar günü tekrar dönüyorum... Başım dönmeyi bile bırakmayı artık bu git-gel karmaşasından. Bazen nefesimin bittiğini hissediyorum gerçekten. Yetişemiyorum şimdiye. Yavaşlatıyor mu beni bir şeyler... Yoksa engellerim kendim miyim? Yoruldum. Ne sık söyle oldum bu kelimeyi. Oysa daha ne kadar yaşadım ki? Neyden yoruldum, kimden yoruldum. Yorulmayı hakedecek kadar ne yaptım. Kendimden uzaklaşmaktan... Korkulardan... Bir şeylerden işte... Yoruldum. Oysa hiçbir şey yok elimde yaptığım. Defterin ilk sayfası kadar boşum. Hep boş bırakırım zaten o ilk sayfaları... Nedenleri bende kalsın... Nedenime sebep olmak... Kopmak bir şeylerden, birilerinden. Yalnızlığını tatmak. Anlamak... En çok anlamak yoruyor beni... Yorgunum... Çok sık söylüyorum... Ama gerçek bu. Pazar günü dönüyorum... Yarın son bir kez sahile ineceğim, uzun süre göremeyeceğim nasılsa. Yürüyeceğim yürüyeceğim ve yürüyeceğim... Yorgunluğum güneşle birlikte beni batırana dek, denizin derinlerine, ufkun ötesine... Bazen bitecekmiş gibi geliyor yaşam. Öyle hissediyorum işte... Elbet bitecek ama bazen ben hissediyorum bitişini gibi geliyor...  . .. ... Yarın... Gelecek mi kim bilir?... ... .. . Şarkı'yı dinlemek için ;"Yuki no Hana (Snowflake) ~ Mika Nakashima" Bu da bir başka video, ben bunu dinlemeyi tercih ediyorum ; "Su ji Sub ~Yuki No Hana" Orjinal sözlerin dili Korece, İngilizce sözler aşağıda, Daha sonra çeviririm vaktim olursa, şu an hiç ç... Devamı

Hüsran

2011-02-10 23:25:00

Tel tel oldu hüsran yaprakları, avuclarımızda. Toza toprağa büründü hayat kaçamadık. Sevdik, sevildik, beklenenler gelse de zamanında. Cesaretin koynuna, bir tutam su serpemedik. Tel tel oldu hüsran, fayda vermiyor artık tek bir bakış ardına atılan. İlerle ... Bu hayat çok fazla yalan. Elam E. Doğan Devamı

Beklememek

2011-02-07 17:22:00

''Beklediğini söylememekle,beklememek aynı şeydir.'' [You're beautiful / AN'JELL] Devamı

Dareyn Dergisi 34. Sayı

2011-02-07 16:16:00

Dareyn Dergisi / Aylık E-Dergi Her ayın 7'sinde Dareyn Dergisi 34.Sayıya girmek için TIKLAYIN! Dareyn Dergisi anasayfa! Sevgili Dareyn okuyucuları, Güzel ahlâk diyoruz bu sayımızda. Ahlak nedir, nelere sebep olur, neden gereklidir? Güzeli çirkini nasıl olur? Her şey zıddı ile bilindiğinden midir bu iyi ve kötü ahlak arasındaki çelişkilenme. Soruların arkası kesilmeyecektir elbet. Sorulara cevap bulmanız umudu ile bismillah diyelim. Güzeli işlemek daha hoş geldiğinden belkide özellikle güzel ahlak seçimini yaptık. İnsan güzele ilgi duyar, onu arar, ulaşmak ister. Kimi zaman bulduğunu sanır, kimi zaman bulduğunu bilmez. Aslında her insan içinde barındırır ama iradesi ile gideceği yöne karar verir. Güzeli seçmek ister belki, ancak hayat bir oyun yeridir ve ruhu hangi oyunlara sürükleyeceği belli olmaz. Kimisi dönüşü olmayan oyunlar, kimisi kazananı kendiniz olduğunuz oyunlardır. Eğlenen birileri vardır elbet bu mekanda sizin dışınızda. Yine de denemeli. Ahlak karakterdir. Kişinin kendisine giydirmek istediği örtüdür. Kimisi namahreminden seçer bu örtüyü saklanır, kimisi mahremine el uzatır açtıkça saçılır ortaya bir bir.Kendisini tanımadıkça insan ahlakınıda özgünleştiremez. Özgürleştiremez. Evet kısıtlanmaların özgürlüğüdür ahlak. Sınırlı beynin farkına varabilmek, edebini takınabilmektir. Ahlak değişkenlik gösterse de fikirden fikre, öznesi hep bellidir. İnsan. Ve istekleri. Ve isteklerine doğru attığı adımlar. Gidiş gelişler içinde kendini bulma güdüsüdür ahlak. Hele ki güzel ahlak... Kendini sadece özünde değil diğer insanların özünde, diğer varlıkların özünde, Allah'ın huzurunda olmanın özünde... Devamı