Dilsiz Aşk

2011-02-05 16:19:00

İlk görüşte aşk olduğunu söylemişti.Hatta daha onunla konuşmamıştı. Ona sordum:"Başta bi kaç kelime söylemez miydin?"  Dedi ki:   -Eğer kelime gerekseydi,dilsizler nasıl sevecekti?"  [More Than Blue] Devamı

Bir devasız derde düştüm, âh ki lokman bîhaber

2011-01-23 16:33:00

  Günde bir taşı bina-yı ömrümün düştü yere Can atar gafil, binası oldu viran bîhaber     Dil bekası, hak fenası istedi mülk ü tenim Bir devasız derde düştüm, âh ki lokman bîhaber     Bir ticaret yapamadım, nakd-i ömrüm oldu heba Yola geldim lakin göçmüş cümle kervan bîhaber     Ağlayıp nâlân edip düştüm yola tenhâ garip Dîde giryân, sine biryân, akıl hayrân bîhaber       Niyazi Mısri dibine Not: İlahiyat finallerini atlattım bugün. önümüzdeki hafta diğer bölümümün bütünlemeleri başlıyor. ' sınav var şu anda kurtarmam gereken, 2 tanesini henüz öğrenemedim... Hayırlısı inşallah geçmişimdir o dersleri yoksa halim harap. Duanızda yer verin inşallah bu kardeşinize de. ... Devamı

Ah benim korlu yüreğim

2011-01-15 17:32:00

hasret başa taç yazılmış dert alnına borç yazılmış kaderine göç yazılmış allı turnalar misali ah benim korlu yüreğim aklından zorlu yüreğim başı dumanlı yüreğim Mikail Yalnızlık korkularına sürüldü sürgün yüreğim. Kırgın, durgun, yorgun suskun... Devamı

Kalabalık

2011-01-14 12:59:00

Balıkesir bugün o kadar kalabalık ki... Cumhurbaşkan'ı  burada bugün, her yerde polis , insan yoğunluğu var. Burada bu manzarayı görmeye hiç alışkın değilim. Garip işte... Sınavdan çıktım, oradan direksiyon çalışmasına... Yarın da direksiyon sınavım var. Geçeriz inşallah. Pazartesi salı sınav var... Nefes alamadığımı hissediyorum bazı bazı. Muhtemeln şu anda 2 sınavım bütünlemeye kaldı. Açık konuşayım çok çalıştım diyemem. Ama vicdanım huzursuz değil demekki çalışmışım. Kendi kendimi sorgulayıp duruyorum işte. Balıkesirin tek sevdiğim tarafı var o da pazar sabahları. Her yer bomboş. Zaten normalde de 9 dan önce tezgah açmayan bir halk, pazar günü çok daha güzel oluyor. Erkenden çıkıyorum evden tüm sokaklar benim. Kimsecikler yok. Hele bazen yağmurlu sabahlar yakalayabiliyorum o zaman daha bir güzel. Bu sene son. Yarım dönem sonra inşallah bir daha adım atmayacağım Balıkesir'e. Öylesine yürürken durup kalıyorum bazen. Ne arıyorum ben burda ne işim var gibisinden. Bir anda siliniyor düşüncelerim sonra silkelenip kendime geliyorum. Hayat garip... Öylesine garip işte... Sınav dönemi yüzünden yine gecem gündüzüme girdi. 4 gündür toplasak 10 saat uyumuş değilim. Bünyeme vuracak bu gidişle. Her neyse elimde değil bazı şeyleri düzeltmek. Yorgunum. Şu anda çok daha net hissediyorum. Evime dönmek istiyorum artık... Hayat bir süreliğine dursa. Ben de dursam. Hayatım dursa... Durmayacağına göre... Buraya bırakıp gidiyorum bir kısmını... Hele bir bitsin şu dönem. Bekle beni Bursa... Bekle beni İstanbul... Bekleyin... =) Bir şeyler yazacaktım ama kendi kendimle konuştum daha çok. Bu seferlik böyle olsun. Sağlıcakla kalın. ... Devamı

Dareyn Dergisi 33. SAyı

2011-01-07 14:38:00
Dareyn Dergisi 33. SAyı |  görsel 1

Dareyn Dergisi / Aylık E-Dergi Her ayın 7'sinde Dareyn Dergisi 33.Sayıya girmek için TIKLAYIN! Dareyn Dergisi anasayfa! Sevgili Dareyn okuyucuları, Nefret konusu üzerine yoğunlaşıyoruz bu sayımızda. Nefret nasıl bir duygudur , insanı nasıl etkiler. Nelere sebep olur... Beşer şaşar. Nefret insanı şaşkınlığa uğratan başlıca hislerdendir. İnsan kendisini nefretin içine bıraktığı zaman insanlığından sıyrılır. Çevresini göremeyecek kadar körleşir. Duyusuzlaşır. Kendisi de bir duygu olmasına rağmen insanı duygusuzlaştırır. Bir nevi morfin gibi. Tek farkı var ki morfin acıyı yok ederken nefret insana daha çok acı, mutsuzluk ve sinir aşılar. Hayatın oyunları farklı farklı. İnsanlar farklı... Alınan dersler farklı. Nefretin de kişiye hissettirdikleri bu yüzden farklı. Kimisi bir başka kişiye duyarken nefteri, kimisi bir hisse nefret duyar... Bazısı bir nesneden nefret ederken bazısı da bir şarkıya nefret duyar. Bazen bir söze, bazen bir mimiğe... Kısacası her zaman olduğu gibi insanoğlu her türlü varlığa karşı bir duygu besleme potansiyeline sahip. Önemli olan onu kontrol edebilmek. Mümkünse yok edip silebilmek. Nefret hissinin bizden götürdüklerinin yerine yeni hisler yeşertebilmek. Nefret bir yıkıyorsa insanı, sabırla yeniden dikilebilmek. O yokken var olanlardır gerçek bizi yansıtan. Ondan sonra gelenler onun gölgeleridir ancak. Karaltıdan ibaret insanı aslında bilmeden korkutan... Nefret insanın kendi korkularından doğan. Kendisi olmayı sevdiği zaman insan, nefretten kurtulacak olan. Kötü duygulardan uzakta, kırılan yıkılan duvarların yeniden örülme sevdasına düşüldüğü gönül dünyalarında buluşmak duasıyla; SAADET-İ DAREYN içinde yollarımızın kesişmesi dileğiyle… Elam E. Doğan ... Devamı

Parçalandım...

2010-12-30 14:49:00

Yakmayın ey sözler yüreğimi. Bitti harı, koru ... Sustu tüm söylenmesi gerekenler. Ne kaldı geriye bizden. Kırık dökük camdan kuleler. İslenmiş bak görüyor musun? Gözyaşından sürmelenmişler. Hey! Bakmasan? Neler oluyor diyemeden düştü yine. Gönlümden beklentiler. Zaman yok. Gerek yok hiç bir şeye. Yok! Olmamalıydı hiç böyle şeyler. Anlasan? Ah! Bir dinlesen. Ol/a/madı yine... Gel... Ne olursun sözünü tutacak bu sefer. Kim mi? Hüznünden kalan ürpertiler. Gitmek için. Git... Gitmelere müptelasın nasılsa. Belkide bu yüzden tüm yanlış anlaşılmalar. Bu kadar mı ayrıntılar? Yeter. Yorgunum. Dökülüyor üzerimden mutluluklar. Acıtıyor bak yine. Sözlerin kurduğu tuzaklar. Ne olur... Pes! Yapmaktan başka çıkarsız, öylesine.. Hissiz. Yamalı sözler orkestrasından Yükselen melodiler... Yılgın sallantılar. Bak. Bitti yine. Hiç varmış gibi. Hep yokmuş gibi. Benzetmeden yaşamak isterdim. Karmaşık hengameleri. Yine de. Yeniden demeliyim. Düşler sevgisi bunu gerektirir. Kalbin gücü sevgisiyledir. Güçlüyüm. Kaçış yok. Yenilecek bir gün. Ya da değişmeyenlerle Alışılagelecek yüreğin kurguladıkları. Of demeye varmıyor yollar. Dipsiz uçurumlar. Kucaklayın beni. Durmayın Haydi... Haydi... Son parçamında düştüğü yerdeyim. Haydi... ... .. . Elam E. Doğan ... Devamı

i'm sorry i love you

2010-12-29 16:47:00

Sınav dönemleri yaklaştığı zaman bende bir film izleme sevdası başlıyor... Bu sefer kore dizilerine takıldım kaldım ama. Biri bitiyor öbürüne geçiyorum. Arkadaş tavsiyesi üzerine bir göz atayım dedim. Ve ilk izlediğim... "i'm sorry i love you" Bu zamana dek izlediğim en acı yapımdı diyebilirim. Tek kelimeyle acı... Bu kadar hüznü nasıl hissettiriyorlar insana anlamış değilim. Ama izlerken kendimi tutamadığım çok an oldu. Hele son 4 bölüm ki zaten toplamda 16 bölüm... Kalbime battı durdu bir şeyler. Canımı yaktı. Kime üzüleceğimi bilemedim... Eleştirilecek çok şey var ama benim dokunmaya kıyamadığım bir aşk var içinde. Onu çok güzel yansıttıkları kesin. Bir erkek nasıl sever, bir kadın nasıl sever. Gerçekten sevince neler olur... En mutlu anlarında dahi ağladım bu dizinin. Hayat kısa ve elimizden çoğu şeyi kaçırıyoruz. Ne yazık. Müzikleri bambaşka diyarlara sürüklüyor insanı. İzledikten sonra tüm gün ruhsuz ruhsuz dolaştım durdum. İnsanı gerçekten yaralıyor. Diyecek çok şeyim var ama diyemiyorum. Acaba gerçek hayatta böylesi aşklar var mı? hm? Devamı

Bir gn var bür gün yok..

2010-12-27 17:57:00
Bir gn var bür gün yok.. |  görsel 1

Bu cumartesi zehirlendim. Soluğu acilde aldım. Evde de kimse yok.  Ne kötü bir durum. =( Son enerjimide kullanıp arkadaşlarımı aradım şükür onların yardımı ile acile gittik. Hamd olsun şimdi toplandım ama 2 gündür o kadar çok uyudum ki... Sanki dünyanın yükünü taşımışım gibi bir halsizlik vardı üzerimde. Hamd olsun bitti inşallah ve bir daha yaşamam. Ya da yaşasam bile yanımda birileri olur. Her ne ise herşeyin hayırlısı... Allah üstesinden gelemeyeceğimiz dert vermesin biz  kullarına... Devamı

Ne olurdu?

2010-12-20 17:25:00

Virânelerin yasçısı baykuşlara döndüm, Gördüm de hazânında bu cennet gibi yurdu. Gül devrini bilseydim onun, bülbül olurdum; Yâ Rab, beni evvel getirseydin ne olurdu?  Mehmet Akif ERSOY Devamı

Dareyn Dergisi 32. Sayı

2010-12-07 17:37:00

Dareyn Dergisi / Aylık E-Dergi Her ayın 7'sinde Dareyn Dergisi 32.Sayıya girmek için TIKLAYIN! Dareyn Dergisi anasayfa! Sevgili Dareyn okuyucuları, Şefkat kucağında, duygu ocağında yazıyoruz bu sayıda. Zaman zaman anne kucağı zaman zaman baba ocağı, zaman zaman özlem sancağı şefkat.Nelere çare olmuyor ve nelere yol açmıyor kim bilir. Güzelliğin süsü şefkat. Zamanın en dürüst sözü şefkat. İnsanın en temiz yüzü şefkat. Rüzgarını gülden alan, ısısını sevgiden bulan, Ruhun güneşi, baharı, gurbeti şefkat. Nasıl işlersen işle kendisine bağlayan, bağlanılan ötesine ve sonrasına. Anne kucağı şefkat dedik, anne kucağıdır her evladın saklanma yeri. Baba ocağıdır dedik şefkat, cesaret yeridir çünkü, destek bulur evlat. Özlem sancağı dedik şefkat, Bulunamayınca eksikliği hissedilendir çünkü, olmayınca insanı hüzünlere hapsedendir çünkü. Güzelliğin süsü şefkat, onu taşıyan kötülü düşünemeyecek kadar güzeldir de ondan. Zamanın en dürüst sözü şefkat, hangi varlik görülmüşki içinde bu hissi barındırıpta yalana başvurabilmiş, karşısındakini kandırmayı göze alabilmiş? İnsanın en temiz yüzü şefkat. Çünkü insanoğlu doğuştan itibaren güzele, sevgiye hasrettir. Daha bir şey bilmezken gördüğü şefkatle büyür, öğrenir, karşılığını vermek iste gördüğü karşılığın. Sevmek ister sevildiği gibi. Her yeni anda, her yeni günde, her yeni ayda, her yeni yılda şefkat doldursun yüreklerinizi. Şefkat Gül'den bir inci, cennetin kucağına giden yollardan sadece bir tanesi. Kimseye olmasa dahi kendi benliğine insanın en candan yardımcısı. Bir yeni yıla daha adım atıyoruz bugün, Hicri yeni yılınız bereke... Devamı

Geri Döndüm...

2010-12-03 13:27:00

Dinlemek İçin TIKLA! Göze aldım herşeyi tabi Yine boş bulundumn sanki Of diye kendine sorarsın ya Hani en güvendiğin anda Doğada ve dolunayda iyimserliğini sollarya Hayatı olduğu gibi karışılamazsan İliklemez önünü karşında Korkmayacaksın çarpılıp ölsem bile Dipçik gibi sağlam duracaksın ayakta Özüme sözüme döndüm Doğruyu yanlışı gördüm Can çıkmamış elimde Aslan gibi  geri döndüm =) Sınavlarım bitti , Aslan gibiyim ama çok uykum var. =) Haftaya açıköğretim sınavlarım var. Sonraki hafta başka sınavım, sonraki hafta yine sıonav... Ciddi ciddi şubata kadar her hafta sonu sınava gireceğim resmen.. :S Devamı

Kal sağlıcakla

2010-11-21 15:16:00

Bire bin veren hüzünlerle atladı masala, Rüyalar gerçek değilmiş inanamasada. Bine bir düşen ruhundan artık anıları, Hatırlamaya güç yok, kalsınlar sağlıcakla.   Elam E. Doğan Devamı

Yüreğim ıslaktır benim

2010-11-20 03:20:00

Yüreği ıslaktır benim Kuytularda ağlamaktan Hafifte uçuktur rengi Kurusun diye kaç kez Güneşe asılmaktan. Sunay Akın Devamı

Hayırlı Bayramlar

2010-11-15 22:43:00

Devamı

Unutuyoruz...

2010-11-13 01:38:00

Her şeyi unutuyoruz... Gün geliyor ve bir zamanlar bizleri derin ızdıraplara yuvarlayan dertleri unutuyoruz. Asla unutamam dediklerimiz oluyor, oysaki ne kadar kolay unutuyoruz. Akıp giden su misali... Ne önüne geçebiliyoruz, ne elimizden kayıp gitmesine mani olabiliyoruz... Baraj kursak önüne bu seferde buharlaşıp gidiyor... Unutuyoruz... Kaçış yok. Bir iz bazen hatırlatıyor unuttuğumuzu. Nasıl da geçmiş gitmiş, nasıl da unutmuşum deyiveriyoruz. Hatıraları harabeye çevirmişiz de haberimiz olmuyormuş meğer. Öylesine bir şeymiş gibi "tüh" deyip geçiyoruz. Unutuveriyoruz bir zamanlar neler düşündüğümüzü. Nerelere kadar dayandırdığımızı hayallerimizi. Sonra hepsi birer sis perdesinden ibaret oluvermiş. Kayboluvermiş biz anlamadan. Ne kadar çok kendimizi kırıyoruz unuttukça. Kendimize ihanet ediyoruz. Sözlerimizi tutmuyoruz bir defa. “Dört şey vardır ki bunlar kimde bulunursa o kimse halis münafıktır Kimde bunlardan bir haslet bulunursa onu bırakıncaya kadar, kendisinde nifaktan bir haslet vardır (O hasletler): Kendisine bir şey emanet olunursa hıyanet eder, konuşunca yalan söyler, söz verince sözünde durmaz, kavga ederse baştan çıkar (haktan ayrılır).” (*) Uymuyoruz ... Dinlemiyoruz... Dinler gibi yapıyoruz belki, sonra bunları da unutuyoruz. Sonra hatırlayamıyoruz neden böyle olduğunu, isyanlara düşüyoruz. Kendimize kızıyoruz, çevremize kızıyoruz. Kızacak o kadar çok şey buluyoruz ki... Zaman kaybediyoruz. Kazandığımızı sanırken, aslında unuttuklarımız çalıp götürüyor bizden kazanabileceklerimizi. Yer yer sağlıklı oluyor unutmak belki. Ama biz dozunu kaçırıp her şeyi unutmayı yeğliyoruz. İnsan bu tembelliğe meyilli nefis. Aşırıya kaçmakta da üstümüze yok... Unutuyoruz... Ölü... Devamı